Karantinayı duyan kızımız hemen telefonla aradı. Müdürüm, uzaktan
eğitime geçilmiş. Ücretsiz izni bozup görevime döneceğim dedi. Hoca hanım,
mazeretiniz kalkmışsa istediğiniz zaman görevinize dönebilirsiniz. Bunda bir
sakınca yok. Yalnız karantina süresi 10 gün. Bu süre bittikten sonra durum ne
olacak? Yüz yüze eğitime geçilince okula gelecek misiniz dedim. Bir başlayalım
müdürüm. Sonrası Allah kerim. Bu fırsatı kaçırmak istemiyorum dedi. Peki, 10
gün sonra karantina kalkarsa okula gelirsiniz değil mi dedim tekrar. Orasını
düşünmedim ama gelmem. Tekrar rapor, ardından ücretsiz izin alırım herhalde
dedi. İyi de ücretli öğretmen bulduk oraya. O çocuğa ne diyeceğiz biz dedim. Şimdi
bırakır, ben tekrar ücretsiz izin alırsam tekrar görevlendirirsiniz dedi.
Aldığı üç beş kuruş zaten. O öğretmene, öğretmen geri döndü. Haydi evine dön
diye nasıl söyleriz. Söyledik diyelim. 10 gün sonra haydi gel, tekrar çalış
diye nasıl söyleriz. Çok ayıp olur dedim. Ayrıca ücretsiz izin dediğiniz iki ay.
İki ay sonra yaz tatili. Geri göreve döner, maaşınızı almaya devam edersiniz dedim.
Öğretmeni ücretsiz iznini bozmaması konusunda ikna ettim.
Ertesi günü benim olmadığım bir ortamda tekrar telefonla aramış.
Diğer arkadaş, gelin bozun izninizi demiş. Gelip bozdular. Böylece öğretmen ücretsiz
izne ayrılmak suretiyle maaşımdan mahrum kalmadı. Kooperatif taksidini de rahatça
ödedi.
Dönem bir şekilde yarı uzaktan yarı yüz yüze bitti.
Bitti de önümüzdeki sene ne yapacaktık? Buraya atanan öğretmen göreve
başlayıp doğum veya benzeri gerekçelerle görev yapmıyor. İlçe, bulabilirse ücretli
görevlendiriyor.
Sonunda 11 mevcutlu okulun önümüzdeki sene öğrenci sayısı dokuza düşeceğinden,
diğer yıllarda gittikçe mevcut azalacağından, okulu taşıma kapsamına almaya karar
verdik. Yazışmalar yaptık. Gelen müfettişler, okulun kapatılıp taşıma kapsamına
alınması için rapor tuttular. Okulun kapatılma onayı geldi.
Okulun kapatılacağını öğrenen öğretmenimiz kendisinin önümüzdeki sene
ne olacağını sordu. Hoca hanım, okulun kapatılan okul olduğundan tayin istersiniz,
el durumu tayini dışında ikinci bir tayin hakkınız oldu dedim.
Tayin isteyip Konya merkeze tayini çıktı.
İlişik kesmeye geldiği zaman hoca hanımla tanışma imkanı buldum. Yolluk
istedi. Gidiş geliş yaptığımızdan dolayı alamazsınız dedim. Müdür yetkili öğretmen
olduğu halde haftada üç saat ücret alamadığından dem vurdu. Zaten her telefon açtığında
kendisini x okulun müdür yetkili öğretmeni olarak tanıttı. Daha önce de söylemişti
bu mağduriyetini telefonda birkaç defa. Kendisine, hoca hanım sene başında doğum
izninde olduğunuzdan dolayı müdür yetkili öğretmen olduğunuza dair valilikten size
onay alınmadı. Onay olmayınca da ücret ödemesi yapamıyoruz dedim.
Düşünüyorum da bu müdür yetkili öğretmenimize bir şekil haftada ilaveten
üç saat ek ders ödemesi yapmalıydım. Garibim mağdur oldu. En azından kooperatif
aidatının bir kısmını bu şekilde karşılayabilirdi. Bir diğer mağduriyeti de kendisine
aldırdığım üç günlük ücretsiz izinden ne kadar maaşı ve ücreti kesildi? Bu da bir
mağduriyet.
Şimdiki aklım olsa kooperatif ödemesini eğitim ve öğretimin önünde
tutardım. Önce kooperatif derdim vesselam.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder