Oğlan acıkmış. Nereden
ne yiyeyim derken ekmek arası dürümde karar kıldı. Bir dönerci ararken bir etli
ekmek lokantası gözümüze ilişti. Dürüm yerine etli ekmek yer misin teklifime,
olur dedi.
Biz dışarıda beklerken o
siparişini verdi. Biz dışarıda o içeride beklemeye koyulduk. Epey bir
bekledikten sonra kapıdan paketle belirdi.
Niye içeride yemedin
dedim. Okulda yerim dedi.
Bindik arabaya
gidiyoruz. Oğlanı okuluna bırakıp eve geçeceğiz.
Etli ekmeğin parası
babasından çıkmasına rağmen oğlan dertli idi. Etli ekmekten değildi derdi. Bir
ayran 15 lira olur mu dedi.
Madem fiyatını
beğenmedin. Almasaydın dedim. İstemiş bulundum. Geriye de kalsın diyemedim
dedi.
Oğlanı okuluna
bıraktıktan sonra eve geçtim. Arabayı bırakıp önce yürüyüşümü yaptım. Ardından
bir çay ocağına oturup iki yazı eşliğinde çay ihtiyacımı giderdim.
Oradan kalktım bir
markete girdim. Alacaklarımı aldıktan sonra bir de ayran fiyatlarına bakayım
dedim. 4,75 lira idi ayranın beheri. Diğer marketlerde markasına göre bilemedin
5-6 lira olsun.
Geçen hafta, perakende
mandıracılık yapan bir yerden peynir alırken bir müşteri geldi mandıraya.
Ayranın kolisini sordu. Tanesi 4,5 lira olur dedi. Şurada lokantacıyım. 4 olmaz
mı dedi. Elemanına 4 kurtarır mı diye sordu. Kurtarır dedi. Adam bir koli
ayranı alıp giderken, siz kaçtan alıyorsunuz, 3'e mi dedi. Mandıra sahibi cevap
vermedi. Hasılı mandıracının ketumluğundan ayranı toptancıdan kaça aldığını
öğrenemedim.
Nicedir ürünlere gelen
zamdan, hayat pahalılığından geçtim. Fakat aynı ürünün market ve diğer
firmalardaki fiyat uçurumu başlı başına bir sorun. 4,00 lira nere, 15 lira
nere. Ayranı 4'e satan mandıra da kazanıyor, 4,75'e satan market de kazanıyor,
15'e satan lokanta da. Bu kadar fark, olacak şey değil. Lokantacının sattığı
fiyat fahişin de ötesi kazık mı kazık. Millet etli ekmek fiyatına yoğunlaşırken
lokantacı ayrandan vuruyor. Tek kelimeyle ayıptır, günahtır, vebaldir.
Bundan sonra bu lokantanın
semtinden geçer miyim. Kazara geçersem de ayran içer miyim. Ne de olsa ayran içip
ayrı düştük. Bu da benim ve oğlumun kulağına küpe olsun.
İnanın, orta yerde mesele
15 lira değil. Bu pahalılıkta, paranın pul olduğu bir devirde 15 liranın lafı bile
olmaz, yazı konusu bile edilmez. Diğer lokantalarda durum nasıldır bilmiyorum ama
bu esnafın yaptığı tek kelimeyle fırsatçılıktır. Dört liraya satıp kar edenlerin
yanında bu esnafın yaptığı düpedüz fuhşiyattır.
Üzüntüm, bir ayranın on beş lira olması değil. Ona kalırsa aynı gün üç pasaport çıkarttım. Pasaport defterine 1503 lira para verdim. 330 liraya fotoğraf çektirdim. Daha önce 370 liraya aldığım 25 kiloluk tam buğday ununa geçen hafta zam gelmiş. 385 lira da una verdim. Ettiğim masraf ve gelen zam, bir lokantacının bir ayranı on beş liraya satması kadar koymadı.
Siz siz olun, her lokantadan ayran içmeye kalkmayın.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder