Ailenin, kız çocuklarının ardından gelen, sevgisini
fazlasıyla gösterdiği özel evladıdır. Sonsuz krediye sahiptir.
Ailenin hatta sülalenin yüzlü
çocuğudur. Bunun için saçlar süpürge edilir. Var yok bu çocuğun önüne serilir.
Bir dediği iki edilmez.
Bu çocuğun yetişmesi için
ellerinden gelen arda konmaz.
Çocuk için doğru dürüst kural
konmaz.
Yanlış ve hataları görülmez.
Kırdığı yumurtalara sonsuz tolerans gösterilir.
Çocuk da kendisine olan aşırı
sevginin ve verilen kredinin farkındadır. Bu sevgiyi karşılıksız
bırakmaz.
Gününü gün eder. Her türlü maceraya
atılır. Ailem bir şey der mi demez. Çünkü o ne yaparsa, en iyisini yapar, her şey
ona yakışır. Zira var mı o evlat gibisi. Üstelik anlamadığı yok. Her şeyden de anlar.
En azından bildiğini ve anladığını söyler durur.
Para harcamada üstüne yoktur.
Nasılsa arkasında dağ gibi ailesi var.
Harcamada hesap kitap tutmaz ve
bilmez. Harcadığından dolayı kimse ona hesap sormaz, parayı nereye harcadın
demez. O da mirasyedi evlat gibi parayı har vurur harman savurur.
Başkasına bonkörlük yapmada da üstüne yoktur. Varsa da verir
yoksa da. Nasılsa baba parası. Taş atıp da elimi yorulacak.
Cebindeki para suyunu çekmeye başlayınca evde kenarda, köşede
ne varsa habersizce iç etmeye başlar.
Aileden para koparmak için yalan söylemeye de başlar. İkna edici
yönü olduğu için içine sinmese de aile “Oğlumuz değil mi? Zaten onun için kazanmıyor
muyuz? Vardır bir bildiği” diyerek vermeye devam eder.
Evi bitirdikten sonra başta aile yakınları olmak üzere sağa
sola borç takar.
Olmadı, kredi çeker.
Kredi kredisi kalmayınca tefeciden alma yoluna gider.
Birinden alarak diğerine borcunu kapatmaya çalışır. Olmadı,
bugün yarın diyerek öteler.
Borçların da asgarisini ödemeye çalışır.
Er veya geç bir gün borçları döndüremez noktaya gelir. Hazıra,
bol keseden harcayana ve mirasyediye para dayanır mı?
Borçlular oğlanı devre dışı bırakarak evin kapısını çalar.
Aile, oğullarının bıraktığı devasa borcu görünce şok geçirir.
Ama iş işten geçmiştir. Bu borç ailenin borcudur. Ödenecek. Zevk ü sefayı oğlan
sürse de ceremesini aile bireyleri çekecek. Bu yüzden tüm aile seferber olur, elde
avuçta ne varsa satar savar. Borcu kapatmaya çalışır. Ama devasa borç kapatılır
mı? Sonunda o varlıklı ve kendi kendine yeten aile kendi kendine yetmediği gibi
geri kalan ömrünü de oğlanın borcunu ödemek için adar.
Hülasa, aile bu borcu zorlanarak zamana yayarak ödemeye çalışır. Kendileri sıkıntı çeker ama oğullarından hiç rahatsız değiller. Oğlum, nereye harcadın, ne ara yaptın bu borcu demezler. Çünkü borca rağmen sevgilerinde hiç azalma olmaz. Hatta sevgileri artarak devam eder. Bu sevgisi gören hayırsız evlat, keşke daha fazla borç taksaydım pişmanlığından başka da bir pişmanlık duymaz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder