Yerli doğal gazı bulmamız ve
çıkarmaya başlamamız, ilk yerli arabayı yapıp piyasaya sürmemiz, İHA ve SİHA
başta olmak üzere savunma sanayii alanında yerli üretim yapmamız, fazlasını
başka ülkelere ihraç eder duruma gelmemiz sevindirici bir durum. Bu alanlardaki
gelişmeler göğsümüzü kabartıyor. Yıllardır bunları yapamayan bu ülke bunları
yapar duruma gelmişse, bu ülke istese her şeyi yapar.
Tüm mesele, bunları yapabilecek
iradeyi güçlü bir şekilde ortaya koyabilmekti. Bize lazım olan bu irade
gösterildi ki bunlar yapılabildi.
Merak ettiğim, aynı irade niçin
diğer alanlarda gösterilmiyor? Mesela ekonomide niçin başarısız? Enflasyonla
mücadele edecek, hayat pahalılığını durduracak, maliyetleri düşürecek iradeyi
niçin gösteremedik de başarısız olduğumuz bu alan yıllar yılı gündemin başında
yer alıyor? Niçin bu ülke depremin merkez üssü gibi ekonomik yönden çok
etkilendi? İstenseydi, diğer ülkelerin etkilendiği kadar etkilenebilirdik.
Bildiğim kadarıyla enflasyon ile mücadele edilmediği gibi bunun için bir irade
de ortaya konmadı.
Niçin bazı gelişmeler göğsümüzü
kabartırken ekonomide sınıfta kaldık? Niçin insanımızı geçim girdabına duçar
ettik?
Sanırım ekonomideki bu fiili durum
bir tercih meselesi. Siyasi irade, ihracatı artırmak düşüncesiyle paramızın
döviz karşısında erimesini özellikle istedi.
Tamam ihracat artsın. Bu, memnuniyet
verici olur. Ama bir şeyi yapacağız derken diğer alanları ihmal etmemek gerekir
diye düşünüyorum. Teşbihte hata olmasın, bizim doğal gaz, TOGG ve savunma sanayiindeki
başarımız, bazı ortaokul ve liselerin LGS veya YKS’de Türkiye derecesi çıkarmasına
benzer. Derece yapmış bir öğrenci okulunun ismini duyurur. Okul reklam üstüne reklam
yapar. Biz Türkiye derecesi çıkardık der ve sevinçlerine diyecek olmaz. Anne babanın,
çocuğun, okulunun, o ilin bu dereceye sevinmek haklarıdır. Yalnız gösterilen bu
başarı bireysel başarıdır. Bize ve okullara düşen kolektif başarıdır. Eğer bir okulda
sınava giren öğrencilerin puanları ne kadar yüksek olursa, o okul kolektif başarıyı
göstermiş demektir. İstenen başarı türü de budur.
Yerli gaz, yerli araç ve savunma sanayiindeki
gelişmeler de bu ülkenin bireysel başarılarıdır. Bunlara da sevinmek hakkımız. Yalnız
bu ülkenin tüm ihtiyacı bu başarıdan ibaret değil ki. Bu ülkenin sadece belirli
alanlarda değil, hemen hemen her alanda başarı göstermesi en büyük temennimizdir.
İsterim ki bireysel başarılarımız kolektif başarılarla taçlansın. Her alanda kendi
kendine yeten, ihtiyaç fazlasını satan ülke olalım.
Burada enerjide dışa bağımlıyız, bunu
nasıl halledeceğiz, ekonomiyi bu hale getiren enerji diyebiliriz. Doğrudur, enerji
bu ülkenin belini büküyor. Yalnız bu ülke enerji açığını pekala başka şeyler üretip
ihracat ederek kapatabilir. Bu ülkenin yeraltı ve yer üstü kaynaklarından telafi
edebiliriz bunu. Yeter ki istensin. Azmin elinden hiçbir şey kurtulamaz.
Bireysel başarıdan ziyade kolektif başarıya önem vermek, her alanda başarı göstermek, zayıf yönlerimizi, güçlü yönlerimizle kapatmak, gelir-gider dengesini kurmak, sonrasında cari fazla verir duruma gelmek bu ülkenin gelişmişliğinin ve kalkınmışlığının bir göstergesi olur.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder