Başörtüsü çözülmeye çözüldü. Kız çocukları
istediği yerde okuyabiliyor istediği yerde çalışabiliyor. Ama geçmiş tahrifat,
birçoklarında derin izler bıraktı. Bu yazımda da bunun üzerinde durmaya
çalışacağım.
Kimi okurken
başını açtı. Bir daha başını kapatmadı.
Açanların bir
kısmı psikolojik sorun yaşadı. İlaç tedavisi gördü. Belki hala ilaç almaya devam
ediyor.
Başını açmayıp
görevinden atılanların bir kısmı travma yaşadı. Belki hala yaşıyor.
Okulunu yarım
bırakanlar bu muameleyi hiçbir zaman kabullenmedi. (Bunda da haksız sayılmazlar.)
Yarım kalan
eğitimini yurtdışında tanamlayanların ne tür sıkıntılar çektiklerini bir Allah
bir aileleri bir de kendileri bilir. Ki bir kısmı da yabancı dil sorununu çözemediği
için yurtdışındaki okulunu da bitiremedi.
Mağdur olanların
hepsinin mağduriyeti giderilmese de kimi mağdurlar ön plana çıkarıldı. Bu
mağduriyetlerinin karşılığını fazlasıyla gördü.
Başörtüsü ile
birlikte katsayı kararı işin tuzu biberi oldu. Yüksek puanına rağmen birçok
öğrenci, istediği bölümde okuyamadı. Katsayı konusunda erkek öğrenciler de
aynı mağduriyeti yaşadı. Çoğu, hayallerindeki meslek dışında başka alanlarla yetinmek
zorunda kaldı.
Başörtüsünün, bir
kesim tarafından sürekli gündemde tutulması, bazılarında "Bu Müslümanların
başörtüsünden başka derdi yok mu?" serzenişlerini dile getirmelerini
beraberinde getirdi.
Başörtüsü
mağduriyetinden dolayı kendisini itilmiş ve ötekileştirmiş hisseden bazı kız
öğrenciler sonradan görev alabilseler de yaşadıkları süreç dolayısıyla çok
sağlıklı görev yapamadı ve verimli olamadı.
Başörtüsü
mücadelesine katılan, destek veren niceleri, bazı başı örtülülerin başörtüsü dışındaki
giyim ve kuşamlarını, hal ve hareketlerini beğenmeyerek "Biz bunun için mi
mücadele verdik?" dediklerine şahit olanlarınız vardır. (Buna başörtüsü dün
sorundu, bugün de sorun denebilir. Kimsenin örtünüp açılmasında değilim. Kimsenin
ne şekilde giyinmesine de karışacak durumum yok. Zaten karışmaya kalkanlara da bazı
kadınlar” Siz ne karışırsınız? Çekin ellerinizi üzerimizden” deyiveriyor. Ne derlerse
desinler ama başörtüsü bir simge bir duruş bir zihniyeti temsil ediyor. Kadın ve
kızlar kızsa da toplum başörtülüden başta giyimde özen ister. Çünkü başörtüsünün
bir ağırlığı bir misyonu var. Öyle başını örtmüşler var ki keşke açık olsa diyesi
geliyor insanın. Öyle bir görüntü veriyor ki bakmayın başımın kapalı olduğuna. Şekil
A da göründüğü gibiyim diyenler, bu örtünün ağırlığını hafiflettiğini düşünüyorum.)
Zamanında
başörtüsü mücadelesi vermiş, açmam diye direnmiş bazı kız öğrenciler hiçbir
baskı olmamasına rağmen sonradan kendi isteğiyle başını açmıştır.
Bugün İHL okumuş
bazı kız öğrenciler, okul bittikten sonra başını açma yoluna gitmiştir.
Sayısının çok az olduğunu söyleyemem.
İHL okumamasına rağmen aile ve toplumun telkiniyle
ya da başkası ne der endişesiyle başlarını örten niceleri baş örtüsünü atmaya başladı.
Diğer yazımda da bir zaman başörtülü iken sonradan
başını açanlar üzerine yazmaya çalışacağım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder