26 Nisan 2022 Salı

Hayata Kim, Hangi Açıdan Bakıyor?

"Bir gün New York'ta bir grup iş arkadaşı, yemek molasında dışarıya çıkar. Gruptan biri, Kızılderili’dir. Yolda yürürken insan kalabalığı, siren sesleri, yoldaki iş makinelerinin çıkardığı gürültü ve korna sesleri arasında ilerlerken, Kızılderili, kulağına cırcır böceği sesinin geldiğini söyleyerek cırcır böceğini aramaya koyulur. Arkadaşları, bu kadar gürültünün arasında bu sesi duyamayacağını, kendisinin öyle zannettiğini söyleyip yollarına devam eder. Aralarından bir tanesi inanmasa da onunla aramaya devam eder. Kızılderili, yolun karşı tarafına doğru yürür, arkadaşı da onu takip eder. Binaların arasındaki bir tutam yeşilliğin arasında gerçekten bir cırcır böceği bulurlar. Arkadaşı, Kızılderili’ye "Senin insanüstü güçlerin var. Bu sesi nasıl duydun?" diye sorar. Kızılderili ise; bu sesi duymak için insanüstü güçlere sahip olmaya gerek olmadığını söyleyerek, arkadaşına kendisini takip etmesini söyler. Kaldırıma geçerler ve Kızılderili cebinden çıkardığı bozuk parayı kaldırımda yuvarlar. Birçok insan, bozuk para sesini duyunca sesin geldiği tarafa bakarak, onun ceplerinden düşüp düşmediğini kontrol eder. Kızılderili, arkadaşına dönerek: 'Önemli olan, nelere değer verdiğin ve neleri önemsediğindir. Her şeyi ona göre duyar, görür ve hissedersin' der ve yollarına devam ederler".

Bu kıssadan alacağımız hisse, sanırım son cümlede bir güzel ifade edilmiş. Hayata hangi açıdan baktığımıza ve neyi önemsediğimize bu hikayeden hareketle bazı örnekler vermek istiyorum:

Öyle insanlar var ki tüm dünyası tuttuğu, oy verdiği parti lideridir. Onunla yatar, onunla kalkar. Biri liderini eleştirdi mi, ağzını bozar, önce savunmaya, ardından saldırıya geçer. Olup biten ne kadar olumsuzluk varsa liderinin hayatına, siyasi geleceğine saldırı amacı güdüldüğü zehabına kapılır ve buna da kendini inandırmıştır. Kendine ait bir görüşü yoktur. Lideri ne derse görüşü odur. Lideri görüşünü değiştirirse o da değiştirir. Tüm paylaşımları liderine övgü, rakiplerine zem üzerinedir.  Anne ve babasını o kadar övmez. Kendisine o kadar güvenmez. Annen, baban mı yoksa liderin mi dense, annem babam ona feda olsun diyecektir. Çünkü tüm penceresi lideridir. Hayata bakışı ve dünyası lideridir. Ötesi yalan. Kendisini ve ülkesini düzeltecekse yani bir kurtarıcı olacaksa bu ancak lideri olur. Bu tiplerin en masumu hani alternatifi mi var demesidir. Beni düşündüren, toz kondurmadığı lideri öldüğü zaman hayata nasıl tutunacağıdır. Çünkü lideri ölünce kolu, kanadı kırık bir kuş veya sudan çıkmış balığa benzeyecektir.

Bazılarının dünyası dini lideri, şeyhi veya cemaatidir. Tüm paylaşımları şeyhi üzerinedir. Çünkü tek ve tüm doğru şeyhinde tebarüz etmiştir. O bir Allah vergisidir. Söylediği bazı şeyler aklına yatmasa da onun bir bildiği vardır.

Bazılarının dünyası dindir ve dini söylemdir. İşlerin ters gitmesi dinden uzaklaşmadan dolayıdır. Dinin kuralları uygulansa hiçbir derdimiz kalmaz.

Bazılarının din deyince aklına sadece fıkıh ve ilmihal bilgisi geliyor. Bu tiplerin dinden anladığı geçmişte verilmiş fetvaları paylaşmak ve yaşamaktır. Yeni fetvaya da karşıdır. Çünkü bu konuda söylenmesi gereken geçmişte söylenmiştir.

Din deyince bazılarının anladığı dinin belli ritüelidir. Özellikle namaz. Varsa yoksa namaz paylaşımı yapar. Çünkü din onlar için namazdan ibarettir. Allah namazı kaldırdım dese, merak ediyorum, dine dair söyleyecekleri ve yapacakları ne vardır?

Bazılarının hayatı cuma, kandil vb. belirli gün ve haftalarda mesaj göndermek ve ceplere davetsiz misafir olmaktan ibarettir. 

Hayata makam, mevki, kadın, para gözüyle bakanları burada söylemeye gerek yok. 

Verdiğim örnekler önemsizdir anlamı çıkarılmasın. Elbette her biri önemlidir. Yalnız din bundan ibaret değildir. Din, kuralların bazısına önem verip bazısına önem vermemek değildir. Burada ölçü dozajı iyi ayarlamak, birini yaparken diğerini ihmal etmemektir. Dini bir çorbaya benzetirsek, çorbanın içine, olması gerekenleri kararınca koymaktır. Birinden fazla koymak, ötekinden koymamak, çorbanın tadını bozar.

Tüm bu örnekler hayata nasıl ve hangi pencereden baktığımıza bir örnektir. Buna dervişin fikri ne ise zikri odur, diyebiliriz. Bu ise hayata tek pencereden bakmak demektir, tekdüze hayat istemektir, hayatı tek çiçeğe indirgemek demektir. Bu ise hayatı çekilmez ve yaşanmaz kılar. Halbuki hayat tüm çiçeklerden faydalanmak demektir. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder