—Bir sendikaya
giriyorum.
—Hayırdır, nereden
çıktı bu sendika üyeliği şimdi?
—Aklın varsa, sende
gir.
—Fikirlerini
destekleyen, özlük haklarını koruyan bir sendika mı çıktı ortaya?
—Değil.
—Değilse
ne? Çünkü sen sendikaları sarı sendikacılık olarak değerlendiriyordun, yaptıklarından ve yapamadıklarından dolayı
eleştiriyordun daima. Yoksa hatır için mi giriyorsun ya da kafa yapına uygun
bir sendika mı buldun.
—Hiçbiri
değil.
—O
zaman ne değişti hayatında?
—İşin
doğrusunu söylemek gerekirse 400 lira için gireceğim. Biliyorsun, 2022-2023
sözleşme dönemi için sendika üyelerine sözleşme ikramiyesi olarak devlet üç
ayda bir bu parayı verecek ve bu paradan sendikalı olmayanlar faydalanamayacak.
Bence sen de gir.
—400
lira bu zamanda iyi para. Kim kime verir bu zamanda bu kadar parayı. Sendika
kesintisinden sonra arta kalan para önemli ama para her şey değil. Yani bu para
ve daha fazlası için bir sendikaya girmem.
—İşin
ucunda 400 lira var diyorum. Bu parayı duyanın çoğu gidip bir sendikaya üye
oldu.
—Anladım
kardeş. İsteyen girer. Ben ise para için bir sendikaya girmem. Prensiplerime
aykırı. Bir sendikaya girecek olsam bile para ön planda değil benim için.
—Üye
olanlar için ne dersin?
—Herkesin
kararını kendisinin verebileceği bir şey bu. Kimseye bir şey demem. Yalnız bu
400 lira gündemde değil iken bir sendikaya üye olanlara saygı duyarım. Sendika
üyesi değil, bir sendikaya girmem deyip de 400 lira ikramiyeyi gördükten sonra
gidip bir sendikaya üye olanlara ise kusura bakmasınlar ama saygı duymam. Çünkü
sebep her ne olursa olsun, bu tip kimselerin para için sendikaya girdiği
anlaşılır. Bu tipler, yarın kim daha fazla verirse oraya giderler. Bir insan
miktarı ne olursa olsun, para için gidip bir sendikaya üye olmaz. Üstelik
ortada 400 lira da yok. Üyelik kesintisinden sonra kişinin kendisine kalacak
olan para, aşağı yukarı 270-280 lira dolaylarında. Yukarıda demiştim, tekrar
söyleyeyim. Para önemli ama her şey değil. Kişi inanmadığı yere sırf parası
için girmemeli.
—Nasıl
bir sendika istiyorsun?
—Sendika
dediğin hangi işkoluna hitap ediyorsa;
*O işkolunun çalışma
imkanlarının daha iyi olmasına, çalışanlarının ve üyelerinin özlük haklarını
iyileştirmeye yoğunlaşmalı.
*Siyasi
partilerin arka bahçesi gibi bir işlev üstlenmemeli, çalışanların hakkını
korumak için gerekirse siyasi partilerle mücadele etmeyi göze alabilmeli,
onlarla paslaşmamalı. Önceliği, bir siyasi partiyi değil, üyelerini memnun etme
olmalı.
*Üyeleri ile
arasında bir aidiyet duygusu aşılayabilmeli.
*Üyelerinin
makam ve mevki beklentilerine kulak asmamalı. Burası atama yeri değil, yanlış
yere geldin diyebilmeli.
*07/03/2022 tarihinde Anadolu'da Bugün gazetesinde Barbaros Ulu adıyla yayımlanmıştır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder