Nükleer tıp nedir bilir misiniz? Daha önce gittiyseniz bu bölümde neler
yapıldığını bilirsiniz. Hiç yolunuz düşmedi ise nereden bileceksiniz? Ben de
hastanelerde bu bölümü kapısı kapalı, pek gireni ve çıkanı olmaz bir şekilde
görür. İşlevi nedir bilmez, çalışanı varsa işleri kebap olmalı deyip önünden
geçer giderdim.
Gel zaman git zaman bugün yolum düştü nükleer tıbba. Beni oraya düşüren
sebep de oğlanlar. İlla kalpten bir kontrolünü yaptıralım dediler. Ben de bir
şey yok desem de erken teşhis için önemli imiş.
Bir hafta sonu özel bir hastanenin yolunu tuttum. EKG, MR derken
kalp duvarlarında hafif bir kalınlaşma gördü kalp doktoru. Tansiyonun var
mı, tansiyondan olabilir dedi doktor. Yok dediysem de tansiyonumu ölçtü. Sağ,
12-8, sol ise 14-9 çıktı.
Doktor, beni muayene etmeye ve daha önce aile hekimine verdiğim tam sayım
sonuçlarına bakmaya devam ede dursun. Muayene koltuğunda anamın söylediği
aklıma geldi. Ne zaman gözlüğü koyduğum yeri unutup gözlük arayışına girsem,
"Kuzum, sende tansiyon var, sen ondan ararsın gözlüğü" derdi. Anamla
aramdaki bu diyalog birkaç defa oldu. Aslında evde gözlüm aramam çok oldu ama
oda oda gözlük aramama, anam; kuzum, ne aran demesine rağmen yok, bir şey
dedim, gözlük aradığımı söylemedim. Çünkü söylesem, neler işiteceğimi iyi
biliyorum. Muayene koltuğunda işte bu geldi aklıma. Koca uzman doktorun EKO, MR
ile koyamadığı teşhisi, benim mektep medrese görmemiş, okuryazar olmayan anam,
elinde hiçbir malzeme yokken teşhisi şıp diye koymuştu. Neyse doktor tansiyon
başlangıcı olabilir, her ihtimale karşı düşük dozda bir ilaç yazayım. Yalnız sebebini
öğrenmek için teferruatlı bir çekim gerekiyor. Bu da bizim hastanede yok. Siz
en iyisi Selçuk ya da Meram Tıptan şu filmi çektirin, dedi.
Tıp Fakültesi kardiyoloji bölümüne görünerek istenen film için nükleer
tıbba gitmem söylendi. Nükleer tıp böylece gündemime girmiş oldu. Şimdi size
nükleer tıpta neler yapıyorlar, bunu kısaca anlatayım ki buranın ne işe
yaradığını daha önce burayla yolu kesişmeyenler benden öğrenerek
tecrübelensinler.
Nükleer tıptan randevu aldınız. Randevum var diye elinizi kolunuzu
sallayarak gitmiyorsunuz. Gitmeden önce şunları yapmalı ve temin etmelisiniz:
-Dört saat önceden yemeyi bırakıp aç olacaksınız. (Aç kalacağına öl
daha iyi ama başka çare yok. Aç gideceksin.)
-Bir gün önceden çay, kahve ve kola içmeyi bırakıyorsunuz. (Kahve pek
içmem. Kola ile de işim olmaz ama çaydan ne istersiniz? Garibanın elinden
çayını niye alırsınız? Bir de bir gün öncesinden 4 paket çay siparişi
vermiştim.)
-Gelirken 2 adet sade maden suyu ve 2 adet küçük süt
getireceksiniz. (Üstüme iyilik sağlık. Ne yapacaklarmış maden suyunu ve
sütü? Bana orada süt ve soda banyosu yaptıracak olabilirler mi yoksa benim
memurum işini bilir hesabı orada çalışanların canı bunları mı çekti? Acaba bana
içirecek olabilirler mi? Daha neler! Orası kafe mi mübarekler? Bu çalışanların
süt fabrikaları ve soda işletmecileri ile ortaklığı olabilir mi? Aklıma neler
geldi neler. Varınca göreceğiz artık. Bana içireceklerse haydi sütü açıp içtim
ya sodayı nasıl açacağım? Ya kantine gidip şunu bir açıverin diyeceğim. Bundan
da kantinci pek haz almayacak. Ya bazılarının yaptığı gibi çakmakla açmaya çalışacağım
ya bir duvarın çıkıntısına veya masanın kenarına dayayıp açmaya çalışacağım. Artık
maden suyunu mu açarım yoksa masayı mı kırarım. Test etmeden bir şey diyemem.)
-Erkekler, göğüs tıraşı olup öyle gelecekler. ( Hoppala, Ne istersiniz
erkeğin göğüs kıllarından? Başka bir emriniz var mı?)
Tüm bunları yapıp ve hazırladıktan sonra 08.30'da nükleer tıpta olacaksınız. (Gördüğünüz gibi daha nükleer tıbbın içine giremedik. İçerisini de diğer yazımızda ele alalım.)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder