Nerede bir emekli, özellikle memur emeklisi görsem kara
kara düşünür görürüm. Hafif bir deşeledin mi adamlar dert küpü. Çünkü emekli
olunca maaşlarında epey bir düşme olmuş, çoğu geçim derdinde. Vakit geçirememeleri
ise ayrı bir dert.
Umreden
gelen bir arkadaşımızı ziyarete gittiğimizde 40 yıl çalıştıktan sonra emekli
olan bir meslektaşım, "Arabasını değiştireceğini, çünkü fazla yakıt
tükettiğini, daha az yakan bir araç almayı düşündüğünü, maaşının çok düştüğünü,
bundan sonra hesap-kitap yapmak zorunda olduğunu" ifade etti sohbet
arasında. Emekli olduktan sonra “Emekli parasıyla bir daire alaydın” diyenler
oldu. Bizi çok para alıyor diye düşünüyor çoğu. Halbuki aldığım tüm avans yüz
bin lira. Bu parayla nasıl daire alacaksın” dedi ardından. “Emekli olmadan önce
‘Daha çalışın mı? Bırakıver artık’ diyenle de çok karşılaştım.” diye ekledi. O konuştu biz dinledik. Ayrılırken “Maalesef
devletin emekli politikası iç açıcı değil, emekli olduktan sonra işçi ve memur
arasında maaş uçurumu iyice derinleşiyor. Emekli olan bir işçi, aldığı
avansıyla iyi bir daire alabildiği gibi emekli maaşıyla da geçim sıkıntısı
çekmeden müreffeh bir hayat sürmeye devam ediyor.” diyebildik.
Ziyareti bitirip evimin yolunu tutarken yolda kendim için
de emeklilik çanlarının çaldığını, yarın aynı durumu ben de yaşayacağım. Devlet,
memur emekliye sanki yaşadın yaşayacağın kadar, ölmen daha hayırlı der gibi
takdir ettiği maaşla” dedim. Daha dün, ne zaman gelecek bu emeklilik vakti
derken şimdi emeklilik eli kulağında olunca “Okuyan çocuk var, evlenecek çocuk
var. Emekli olursam bu işler nasıl dönecek, sonra nasıl vakit geçireceğim”
endişesi yaşıyor çoğu çalışan memur kesimi. Rızkı veren Allah olsa da
düşünmeden edemiyor insan.
***
Gündüz dersten sonra yapılacak birkaç işi halletmek için
çarşının yolunu tuttum. Çıkrıkçılar içinde elimde poşet ayakkabı tamircisine
giderken kara yollarından emekli olan, babam yaşlarında bir ahbabımla
karşılaştım. Hal-hatırdan sonra çoluk-çocuğu konuştuk. Ardından emekli olup
olmadığımı sordu. Halen çalıştığımı söyledim. Benim oğlan da çalışıyor dedi. Yaşımı
sordu. Elli beş dedim. Benim oğlandan küçüksün, bizimki 59 doğumlu. Bu sene
41.senesi. Hala çalışıyor, emekliliği de düşünmüyor. Benim emekli olduğum yerde
çalışıyor. Maaşı zaten iyi. Şimdi durumları daha da iyileşti. Dört tane evi
var. Geçen gün bir tane daha almış, 700 liraya kiraya vermiş dedi. İki
sene öncesi aynı yere falanı da yerleştirdim geldim dedi. O konuştu, ben
dinledim. Ara boşlukta “41 sene…Maşallah! Allah sağlık versin, daha çok versin”
dedim, vedalaştık.
Ayrılırken 41.yıl, maşallah dedim tekrar. Meram ettim; bu
arkadaş 41 yıldır çalıştığına, daha 59-60 yaşında olduğuna göre kaç yaşında işe
başlamış olabilir diyerek basit bir hesap yaptım. 17-18 yaşında başlamış
olmalı, benim ortaokula başladığım yaşta işe girmiş, ortalama çalıştığı her 8
yılda bir ev sahibi olmuş dedim.
Ahbabım, sanki akşam ziyaretinde konuştuklarımızı
dinlemişcesine cevap verdi bana oğlunun üzerinden. Memuriyet hayatımda
26.yılımı çalışıyorum. Yaşım gelmiş elli beşe. Bugüne kadar kimin ne kadar maaş
aldığını, at-araba olarak neyi olduğunu, kaç evi olduğunu hiç merak etmedim.
Kendi maaşıma göre ayaklarımı uzatıp yaşamaya çalıştım. Kendimi kimseyle
kıyaslamadım. Kıyaslayanlara da halimize şükredelim, bizden daha düşük alan
asgari ücretliler var bu ülkede dedim. Allah herkese emeğinin karşılığını ve
helalinden yemeyi nasip etsin. Yalnız bu ülkede işçi-memur arasında çalışma esnasında ve sonrasında maaş, avans uçurumu olmamalı. Herkes emeğinin
karşılığını adilane bir şekilde almalı.
Her işin bir riski vardır mutlaka. İşçimiz
hakkını alsın fazlasıyla. Ama diplomanın da bir bedeli olmalı. Memur emekliliği
esnasında okuduğuna pişman olmamalı. Acilen bir personel rejimi gerekli bu
ülkede. İşçi-memur ve asgari ücretli arasında bu kadar fiyat uçurumu olmamalı. Herkes yaptığı ve aldığı sorumluluğa göre bir maaş almalı. En düşük maaş alan, insanca yaşayabileceği bir maaşa imza atmalı. Sonrası sorumluğuna, iş riskine ve aldığı diplomasına göre yeniden düzenlenmeli. 07/02/2018, Ramazan Yüce, Konya
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder