20 Ocak 2018 Cumartesi

Hedef gösterme hastalığımız

Bu toplumun en belirgin özelliği, toptancı yaklaşımıdır. Ya süpürüp alır, ya da süpürüp atarız. Asla ortası olmaz. Ya nefret eder, ya da ölümüne severiz. Sevdiğimizin hatasını görmez, hayra yorarız. Nefret ettiğimizin durmadan hata ve kusurunu ararız. Köküne kadar fanatiğiz, bağnazız, ön yargılıyız.

Çoğumuzun demokrat görünümü bizi aldatmasın. Eline imkanı geçiren farklı bir fikre zerre kadar tahammül göstermez. Tüm çabamız yaptığımızı manipüle etmektir. Algılar oluşturmaktır. Algılar üzerine yaşarız. Durmadan düşmanla yaşarız. Düşmanımız yoksa düşman üretiriz. Yaşamamız, varlığımız düşmanımızın olmasına bağlıdır. Yaptığımızı, yapacağımızı anlatmak ve yaşamaktan ziyade düşman bellediklerimizi kötüleyerek kendi varlığımızı idame ettiririz. Bu yolla taraftar kazanırız. Taraftarlarımızı kendimize bağlamak için düşmanla korkuturuz onları. “Ey iman edenler! Siz kendinize bakınız. Şayet siz doğru yoldaysanız size zarar veremezler…” ayetini unutarak.

Futbol maçları gibidir bizim hayatımız. Nasıl ki futbolda iyi oynasın, kötü oynasın kendi takımımızı tutuyor, kanımız aksa takımımızın rengi akar diyorsak, kendi takımımızdan başka bir takım bilmezsek kendi fikrimiz ve zikrimizden başka bir fikri de kabul etmeyiz. 

Taraftarımızı  etrafımızda tutmak için rakip bildiklerimizi hedef gösteririz. Varsa yoksa rakibimizdir. Onunla yatar, onunla kalkarız. Yılanın başıdır zira rakip gördüklerimiz. Her kötülüğün müsebbibidir onlar. Bağlı ve sevenlerimizi kendi haline bırakmayız. Durmadan rakiplerin üzerine salarız. Bir hastalık, bir tutkudur bizde hedef göstermek. Hem de bu işi yapanlar cahil-okumamışlar değil, bizzat okumuş kişiler. Ya kariyer yapmıştır, ya da şöhret sahibidir.

Kamuoyu oluşturmaya çalışırız. Üstelik bunu basın, medya, TV ve sosyal medya üzerinden yapıyoruz. Bu işi yaparken hareketi, eylemi değil, kişileri hedef tahtasına koyarak yapıyoruz. Allah bize bir de öbür dünyada rakibimizi bize yargılama imkanı verse öbür dünyada da devam ettiririz bu husumetimizi. Orada da hayat hakkı tanımayız onlara.

İnsanlar niçin kendi fikirlerini yaymayı denemeyip rakiplerini hedef göstererek bağlılarını korkutmaya çalışırlar? Bunun kime ne faydası var, toplumu germekten, birbirine şüpheyle bakmadan başka. Kendine ve savunduğu fikre yürekten inanan kişi, rakibini kötülemez. Sadece kendi fikrini anlatır. Tarafların birbirini hedef göstermesi havada uçuştuğuna göre demek ki bunların kendi savunduğu fikirlerine güveni yok, ya da başka anlatacak sermayeleri yok.

Aslında kendi varlığını, başkasını kötüleme üzerine kuranların kişiliklerinde problem vardır. Bunu yaptıkça taraftarını tutmayı hedeflemekte. Onlar; yaşa, sağ ol, var ol, dedikçe doğru yoldayım diye kendini inandırıyor iyice. Ah bilse sadece çapsızlığını, kapasitesizliğini ortaya koyduğunu… 20/01/2018 Ramazan YÜCE, Konya


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder