Bu toplumun en belirgin özelliği, toptancı yaklaşımıdır. Ya
süpürüp alır, ya da süpürüp atarız. Asla ortası olmaz. Ya nefret eder, ya da
ölümüne severiz. Sevdiğimizin hatasını görmez, hayra yorarız. Nefret
ettiğimizin durmadan hata ve kusurunu ararız. Köküne kadar fanatiğiz, bağnazız,
ön yargılıyız.
Çoğumuzun demokrat görünümü bizi aldatmasın. Eline imkanı
geçiren farklı bir fikre zerre kadar tahammül göstermez. Tüm çabamız
yaptığımızı manipüle etmektir. Algılar oluşturmaktır. Algılar üzerine yaşarız.
Durmadan düşmanla yaşarız. Düşmanımız yoksa düşman üretiriz. Yaşamamız,
varlığımız düşmanımızın olmasına bağlıdır. Yaptığımızı, yapacağımızı anlatmak
ve yaşamaktan ziyade düşman bellediklerimizi kötüleyerek kendi varlığımızı
idame ettiririz. Bu yolla taraftar kazanırız. Taraftarlarımızı kendimize
bağlamak için düşmanla korkuturuz onları. “Ey iman edenler! Siz kendinize
bakınız. Şayet siz doğru yoldaysanız size zarar veremezler…” ayetini unutarak.
Futbol maçları gibidir bizim hayatımız. Nasıl ki futbolda
iyi oynasın, kötü oynasın kendi takımımızı tutuyor, kanımız aksa takımımızın
rengi akar diyorsak, kendi takımımızdan başka bir takım bilmezsek kendi
fikrimiz ve zikrimizden başka bir fikri de kabul etmeyiz.
Taraftarımızı
etrafımızda tutmak için rakip bildiklerimizi hedef gösteririz. Varsa yoksa rakibimizdir.
Onunla yatar, onunla kalkarız. Yılanın başıdır zira rakip gördüklerimiz. Her
kötülüğün müsebbibidir onlar. Bağlı ve sevenlerimizi kendi haline bırakmayız.
Durmadan rakiplerin üzerine salarız. Bir hastalık, bir tutkudur bizde hedef
göstermek. Hem de bu işi yapanlar cahil-okumamışlar değil, bizzat okumuş
kişiler. Ya kariyer yapmıştır, ya da şöhret sahibidir.
Kamuoyu oluşturmaya çalışırız. Üstelik bunu basın, medya,
TV ve sosyal medya üzerinden yapıyoruz. Bu işi yaparken hareketi, eylemi değil,
kişileri hedef tahtasına koyarak yapıyoruz. Allah bize bir de öbür dünyada
rakibimizi bize yargılama imkanı verse öbür dünyada da devam ettiririz bu
husumetimizi. Orada da hayat hakkı tanımayız onlara.
İnsanlar niçin kendi fikirlerini yaymayı denemeyip
rakiplerini hedef göstererek bağlılarını korkutmaya çalışırlar? Bunun kime ne
faydası var, toplumu germekten, birbirine şüpheyle bakmadan başka. Kendine ve
savunduğu fikre yürekten inanan kişi, rakibini kötülemez. Sadece kendi fikrini
anlatır. Tarafların birbirini hedef göstermesi havada uçuştuğuna göre demek ki
bunların kendi savunduğu fikirlerine güveni yok, ya da başka anlatacak
sermayeleri yok.
Aslında kendi varlığını, başkasını kötüleme üzerine
kuranların kişiliklerinde problem vardır. Bunu yaptıkça taraftarını tutmayı
hedeflemekte. Onlar; yaşa, sağ ol, var ol, dedikçe doğru yoldayım diye kendini
inandırıyor iyice. Ah bilse sadece çapsızlığını, kapasitesizliğini ortaya
koyduğunu… 20/01/2018 Ramazan YÜCE, Konya
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder