3 Mayıs 2017 Çarşamba

Efsane geri dönüyor dönmesine

Siyasette, sporda, ticarette veya hayatın herhangi bir safhasında başarılı olmuş, deruhte ettiği görevinde efsane olmuş, unutulmaz kişiler vardır. Bu kişiler görevini ya da bayrağı bir başkasına devrettikten sonra yerine gelen onun yerini doldurmak için uğraşır didinir. Çoğu zaman da efsanenin gölgesinde kalır. Sevenleri kolay kolay yeni yüzü kabullenmek istemez. Hep önceki giden başarılı kimseye karşı özlemini dile getirir. Sonunda efsane kişi tekrar çağrılır, işin başına getirilir. Özlem ve hasret bu şekilde giderilmiş olur. Ama? İşin içine ama girerse orada bir durmak lazım. Benim gözlemlerim efsanenin geri gelmesiyle eski başarının tekrarlanmadığı şeklinde. Bu görüşüme ister katılır, ister katılmazsınız.

1970'lerde "Kara Oğlan" efsanesiyle Türk siyasetinde yerini alan Ecevit, aynı başarıyı 80'lerden sonra DSP'de yakalayamamıştır. Öcalan'ın yakalanmasıyla yüzde 24'ler civarında bir oya ulaşabilmiş, bir sonraki seçimde ise yüzde 2,5'lara kadar düşerek barajın altında kalmıştır.

1960'larda Menderes'in mirası üzerine oturup tek başına iktidar olan Demirel bir daha siyasi hayatı boyunca sadece koalisyonun büyük ortağı olabilmiştir. 1990'larda siyasetin kilitlenmesi ve Özal'ın ölümüyle SHP desteğiyle cunhurbaşkanı seçilebilmiştir.

1980 ihtilaliyle birlikte eski siyasilerin siyasi yasaklı olduğu bir dönemde tek başına iktidara gelebilen Özal, ikinci başarısını yakalayamamıştır.

1970'lerde MC hükümetlerinde koalisyon ortağı olan Erbakan, 1996 yılında gösterdiği en fazla oy alma başarısını Saadet'in başına geldiği zaman gösterememiştir.

Galatasaray'ı dört dönem Türkiye şampiyonu yapan Fatih Terim, bu başarısına bir de UEFA kupasını eklemiştir. Takımdan ayrılıp İtalya'ya gittikten sonra birkaç defa GS'ın başına teknik direktör olarak gelmesine rağmen GS'da istenilen başarıyı gösterememiştir. Yine Fatih Terim milli takımda gösterdiği başarıyı daha sonra geldiği dönemlerde yakalayamamıştır.

Siyaset ve spordan örnekler vermeye çalıştım. Bir döneme damgasını vuran liderler daha sonra tekrar geldikleri zaman aynı başarıyı yakalayamamışlardır. AK Parti'den ayrıldıktan sonra Erdoğan, tekrar eski partisine üye oldu. 21 Mayıs'taki olağanüstü kongrede de partinin başına geçirilecek. Yeni sistemimiz partili bir cumhurbaşkanlığı sistemi. Bakalım Erdoğan, 2002 yılından beri partisini iktidara taşıma işini, her seçimde oyunu artırma işini bu yeni gelişinde gösterebilecek mi? Şu ana kadar gördüklerimiz, tecrübelerimiz başarının gelmediği şeklinde. Burada adı geçen kişi Erdoğan. Girdiği hiçbir seçimi kaybetmemiş. Hepsinde oyunu artırarak tek başına iktidara gelmeyi becerebilmiş bir siyasetçi. Erdoğan’ın başarılı olacağını, partisini 2019’a hazırlayabileceğini düşünüyorum. Herkesteki genel kanaat da bu şekilde.

Niyetim siyaset yapmak değil. Sadece bu ülkenin geçmiş tecrübeleri, partilerince efsane kabul edilen kişilerin sonraki gelişlerinde istenilen başarıyı yakalayamadığı şeklinde. Burada gündemde olan şimdi Erdoğan’dır. Erdoğan başarılı olamazsa zaten bu ülkenin kaderidir. Tecrübeyle sabittir diyeceğiz. Başarılı olursa efsane yine yapacağını yaptı, ilk başaran kişi oldu diyeceğiz. Zaman ne gösterecek? Hep birlikte göreceğiz. 

Gönlüm ülkenin kazanmasından yana… 03/05/2017



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder