22 Ocak 2017 Pazar

Bu milleti kim tutar artık...

Son yıllarda yürütmeye çalıştığı bağımsız politikası ile fincancı katırlarını ürküten Türkiye'yi -daha önceden belirledikleri- fabrika ayarlarına döndürmek için şer güçleri içten ve dıştan saldırıya geçtiler. Hiç olmadığı kadar ülke bir seferberlik hali yaşıyor. İçeride terör, dışarıda savaş, ekonomik mücadele, kitleleri kutuplaştırma, darbe vb her yolu deniyorlar. Her vurucu hamlelerini içimizden devşirdikleriyle yapmaları olayın vahametini daha da artırıyor. Tabir yerindeyse Türkiye görünen ve görünmeyen yedi düvele karşı   tüm alanlarda ayakta kalma mücadelesi veriyor. Bir milletin ölüm-kalım mücadelesi dense yeridir. Ne kötüler pes ediyor, ne de Türkiye.

Karanlık geceler gitmek bilmiyor. Nice zamandır endişe ile yastığa baş koyuyor, karabasanla uyanıyoruz. Yok yok karabasanı bizzat yaşıyoruz. Çin işkencesi bize yapılan. Milletçe sabahın olmasını bekliyoruz. Bunca hengamenin arasından ülke nefes alacak bir çıkış noktası arıyor. Hani zorluklar insanı güçlendirir denir ya işte biz de milletçe hiç olmadığı kadar piştik.

Eğri oturup doğru konuşalım. Bu ülkede ideali olmasa da iyi şeyler oluyor. Yeter ki istensin, iletişim yolu açık olsun, taraflar birbirini dinlesin. Makul olanda anlaşılabiliyor. Çünkü konu vatan ise gerisi teferruat. Yediden yetmişe bu vatanın evladı, çorbada tuzum bulunsun misali ayakta. Dövizini bozdur kampanyasına kimi teşvik ederek kimi de bozdurarak katılıyor. Hiç olmadığı kadar iktidar-muhalefet bir araya gelerek -kısmi de olsa- bir anayasa paketinin meclisten geçmesine imkan veriyor. Üstelik sistem değişikliğini içeren bir anayasa tüm gürültü ve patırtıya rağmen geçti.

Ülke savaş halinde iken, OHAL ile yönetiliyor iken meclis çalıştı. Bizde olan kanlı terör saldırılarından bir tanesi başka bir ülkede olunca hemen içe kapanırken biz açıldık. İçeride devlet yeniden yapılandırılırken diğer taraftan ocağımıza incir ağacı dikme yemini etmiş yabancıların maşası, eli kanlı kukla terör örgütleriyle uğraşıyor. Diplomatik yolları da sonuna kadar kullanıyor.

Bu kadar acılardan sonra  bu birliktelik, bu içtenlik bizde oldukça acılarla pişen bu milleti kim tutar artık. Kazananın Türkiye olacağına gönülden inanıyorum. Çünkü bedelini kanla ödeyen mutlaka başarır. Karanlık gecelerin sabahı yakın. Şafak söktü. Kimse, hiçbir güç yeniden karanlığa gömemez bizi. Zafer, başarı ona inananlarındır. 22.01.2017



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder