20 Ocak 2017 Cuma

15 tatili kimleri üzdü, kimleri sevindirdi? ***

Karne haftası son hafta öğrenci ve öğretmen için bitmek bilmedi. Ne kadar da uzun geldi beş günlük ders başı onlara. Çünkü bir ay boyunca hiçbir hafta 5 gün boyunca okula gidemediler, yoğun kar yağışı ve aşırı buzlanmadan dolayı. Bazı haftalarda 3, bazılarında ise 4 gün okula gidebildiler. Her tatil sonrası onlar için pazartesi sendromu oldu. Eskiden haftada bir bu sendromu yaşayanlar hafta içi kaç defa bunu yaşadılar. Bir sevindiler, bir üzüldüler. Toplamda 7 iş günü tatil yapan öğrenci ve öğretmenler nihayet yorucu bir çalışma temposunun ardından bugün itibariyle ara tatillerine başladılar.

"Onlar erdi muradına biz çıkalım kerevetine" misali öğrenci ve öğretmen 15 günlük bir tatile çıktılar. Onlar tatil yapa dursun, bu tatile üzülenlerin sayısı az değil. Yoğun kar yağışı ve buzlanma sebebiyle karar mercii olmaları sebebiyle il valileri öğrencilerin göz bebeği idi. Tweetleri tıklanma rekorları kırdı. Yorumun ise haddi hesabı yoktu. Övücü sözler birbiri ardı sıra peş peşe gelmişti. Valiliklerin resmi sayfalarına girilemez olmuştu. İlin bir numarası olan bu kişiler öğrencilerin de gönüllerinin sultanı olmuştu. Her tatil kararlarında az dualarını almalar çocukların. Kimi vali, servisi arızalandığı için okuluna gidemeyen öğrencinin tweetine bir jestle karşılık veriyor, makam aracı ile öğrenciyi evinden almaya gidiyordu sabahın erken saatinde. Öğrenciyi evinden aldıktan sonra ardından
-nasıl haberleri olduysa- basın mensuplarına verilen demecin zevki daha bir bambaşkaydı. Gündeme oturmak, günün adamı olmak, günlerce Türkiye gündeminde konuşulmak fena değildi hani.

Üzülme sırası şimdi valilerde artık. 15 gün boyunca ne tweetleri takip edilecek, ne yorum yazılacak. Ne de evinde mahsur kalıp okuluna gidemeyen öğrenciyi makam aracı ile evinden almaya gidecek. Basın mensupları ise makam aracıyla okuluna giden öğrenciyi haber yapamayacaklar. Ayrıca  yolda kalmış öğrenci servislerini konu edinemeyecekler.

İl-ilçe MEM müdürlerinin ve okul yöneticilerinin tweetleri ve sanal alem sayfaları takip edilmeyecek, personel "Tatil durumu var mı" diye sormayacak.

Gebe ve engelli olan personel de üzülecek. Zira kar tatili dolayısıyla verilen her kararın arkasında "Hamile olan ve engelli olanlar da idari izinli sayılacak" yazılarını göremeyecekler.

Okul yöneticileri de her tatil kararında "Onlar tatil yapacak, biz okulu bekleyeceğiz" diye üzülüyorlardı. Bu ara tatilde  "....Kürt Memet nöbete" misali yine okullarına gitmeye devam edecekler.

Kantincileri sormayın. Her tatil kararında üzüntüleri tavan yapmış, varsa şekerleri yükselmişti. Çalışmadan gelen tatil kararıyla birlikte: "Biz zaten alışkınız, ölmüş eşek kurttan mı korkar" demeye devam edip yatmaya devam edecekler.

İş-güç sahibi olmuş, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan bazı görevliler ise bu ara tatil ile birlikte hem işe gidip hem de: "Öğretmen olmak varmış, doğru dürüst okula gitmediler, yine tatile başladılar" diye homurdanmaya devam edecekler. Onları üzen  başka durumlar da var: Kar tatili dolayısıyla telafi eğitimin yapılmaması, öğrenciler tatil yaparken öğretmenlerin de tatil yapması...

Kışın soğuk dolayısıyla işleri kesat olan bazı esnaf, müşteri gelmemesinin hıncını öğretmenlerden alıyordu: "Bunlar ne tatili yapıyorlar" diye. Bakalım şimdi ne diyecekler?

Çocuğundan bıkmış usanmış anne ve babalar: "Ne zaman okula gittiler de tatile başladılar. Bizim zamanımızda kar tatili mi vardı, bundan daha fazla karlı günlerde okula giderdik, bu devirde öğrenci olmak varmış... Kaderim, kaderim..." diyecekler.

Kar tatilinin bitip ara tatilinin başlamasıyla birlikte mahzun kalacak biri daha var. Ama o kişi değil, whatsapptır. Okulların personel ile daha çabuk iletişim kuralım, önemli haberleri daha çabuk ulaştıralım" diye kurdukları whatsapplar, kar tatili beklentisi içerisine girildiği anlarda "Tatil var mı, olması lazım, bizim buralarda kar daha çok, arabalar çıkmaz, çocuklar gelemez, bu vali daha ne duruyor..." muhabbetleri yaparak iletişimde zirve yapmıştı. Whatsapplar da mahzur kalacaklar bu süre içerisinde.

Hasılı üzülenlerin sayısı say say bitmez. Onlar üzüle dursunlar. Yukarıda dedik ya, öğrenci ve öğretmenler muradına erdi diye. Yazımızı 2013 yılında okulumuzu ziyarete gelen bir kaymakam ile yaşadığım bir anekdotla bitirelim. Kaymakam okula geldi, öğretmenlerle bir toplantı yapayım dedi. Öğrenciler sınıfta iken bir ders saati boyunca öğretmenlerle öğretmenler odasında hasbihal etti. Vedalaşıp giderken: "Sizi bir saat burada tuttum, belki zevk almadınız ama ben sizi burada tutarak öğrencilerin hayır duasını aldım, o bana yeter" dedi ayrıldı.

Öğrenci ve öğretmenin yanında bu ara tatile sevinen bir kesim var ki, onlardan bahsetmeden geçemeyeceğim: Belediyeciler. Her kar yağışında okul bahçelerini ve yolları temizlemek bir kabus olmuştu onlar için. Öyle bir dertleri olmayacak. Gerçi çoğunun öyle bir derdi yoktu ya neyse...

Öğrenci ve öğretmenler! Size  iyi tatiller... İkinci dönem tatil umuduyla yaşamayın. Tatil olmayacak gibi tatilinizi yapın. Kendinizi hep darı ambarında görmeyin... 20/01/2017

*** 22/01/2017 günü ladik.biz sayfasında yayımlanmıştır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder