18 Aralık 2016 Pazar

Önce terörün bataklığını kurutmalıyız

Türkiye'yi Irak ve Suriye gibi sınırımızdaki olaylardan uzak tutmak için 7 Haziran 2015 seçimlerinden sonra buzdolabında olan terör yeniden harekete geçirildi. Türkiye'yi oyalamak için Güney Doğu'da bir çok meskun mahal kurtarılmış bölge  kabul edilerek terör hendekle karşımıza çıktı. Ardından 15 Temmuz geldi. Uluslararası güçler PKK, IŞİD ve FETÖ'yü devreye soktu.

Ülkenin her bir yanını kan gölüne haline getirmek için ellerinden geleni arkalarına koymuyorlar. Bir yaramızı sarmadan arkasından bir başka acı haberle sarsılıyoruz. Nasıl ki hırsıza kilit dayanmıyorsa teröre ve canlı bombaya da hiçbir tedbir işe yaramıyor. Çünkü canlı bomba olarak kullanılanlar aramızda yaşıyor. Hiçbirinin alnında da bu adam canlı bomba, veya terörist yazmıyor. Terör örgütlerinin eleman bulma ve operasyon yapma sıkıntısı yok. Yeter ki kan görmek istesinler. Ne kadar güvenlik tedbirleri alınsa da istedikleri yerde eylem yapabiliyorlar. Bu işte kullanılan kişilerde gördüğümüz kadarıyla Allah korkusu yok, insanlardan çekinme yok, ahiret inancı zaten yok. Ölümden de korkmuyorlar. Aklı olan bir insan canlı bomba olmayı kabul eder mi? Adam öleceğini bile bile canlı bomba oluyor. Bu ne demektir? Bu adamların kaybedeceği bir şey yok, ölüm korkusu yok. Ölümü göze alan sıfırı tüketmiş bu yaratıklara dünyanın en iyi tedbirlerini alsanız da fayda sağlayamazsınız. Gözü dönmüştür bunların. Ellerinde imkan olsa ülkeyi havaya bile uçururlar. Devlet ve millet olarak hiç bu kadar aciz kalmadık. Ne yapmak lazım? 

Terörle  mücadele etmesine edelim ama sanki biz bataklığı kurutmaktan ziyade sivrisinekle mücadele etmekle meşgulüz. Hepimiz hem fikiriz ki terör dış kaynaklıdır. Birileri içimizde sürekli bombaları patlatarak bizi oyalıyor. Bu demektir ki, bataklık dışarıdadır. Dış bağını kesmeden biz terörü bitiremeyiz. Dış güçler olmadan içerideki maşa örgütler bir sinek bile öldüremez. Çünkü içimizdeki beyinsizler sadece emir almaya alışmışlardır. Ancak emirle iş yaparlar. O zaman terörün dış bağlantılarını kesmek için  çaba sarf edilmelidir. Bunun için de güvenlik güçleri istihbarat ile sıkı bir ilişkiye girerek terörün önüne geçmek için uğraşırken devletin de dış bağlantıyı kesmek için diplomatik faaliyetlere hız vermelidir. 

Devlet terörü destekleyen dış bağlantıyı tespit eder etmez, bürokratını, büyük elçisini, diplomatını vb elinde çanta ile birlikte göndermelidir. Masaya terörün izi ve kanı konmalıdır. İnanın, belgesini ortaya koyduktan sonra o devletler kıskaca alınabilir, diğer devletleri bilgilendirerek kamuoyu oluşturulmaya çalışılmalıdır. Terörü önlemenin başka yolu yok. Her devlete savaş açma imkanımız ve gücümüz yok. Yeter ki soğukkanlı bir şekilde fevri hareket etmeden sonuç almaya çalışalım. 18/12/2016

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder