7 Aralık 2015 Pazartesi

İbadetten tasarruf olmaz!

-Efendim, sen tecrübelisin. Namerde muhtaç olmadan nasıl yaşayabilirim?
-Geçimini helal yoldan sağla. Her şeyden önce kanaat sahibi ol. Ne cimri ol ne de savurgan. Orta yolu tut. Faizden uzak dur. Kazancın az da olsa tasarruf et. Bereket azdadır. Başkasına çok imrenme. Olanla yetinmeyi bil. İbadet dışında temel felsefen tasarruf etmek olsun.
-İyi de ibadetten tasarruf olur mu? Bunu uygulayanlar da var mı?
-Olmaz mı?
-Faydası olmuş mu bari?
-Olmaya olmamış.
-Merak ettim, nasıl tasarruf yapmış?
-Anlatsam ne faydası olacak, geçen geçmiş artık.
-Niye olmasın? En ihmal ettiğimiz alan ibadet alanı.
-Dinle o zaman: Enflasyonun bol haneli olduğu, memura yapılan zammın kepçeyle verilip kazanla alındığı, zamların otomatiğe bağlandığı, asgari geçimin kıt kanaat sağlandığı, ekonomik krizlerin bol olduğu, paramızdan sıfırın atılmadığı yıllarda bir bordro mahkumu Adana'ya tayin olur. İlk işi kiralık bir eve bakar. Kiralar bir yıllık peşindir. Güç bela bir yılın kirasını peşin öder. Tek maaşlı biri olarak önümüzdeki yılın kirasını nasıl biriktirimi dert edinmeye başlar. İlk aklına gelen de tasarruftur. Neden tasarruf yaparım diye düşünürken  sağdan yaklaşan biri, dostane(!) bir şekilde “kurban kesme, kurban parasını tasarruf yap, önümüzdeki yılın kirasına katkıda bulunur” şeklinde içine  bir iğva düşürür. İçine sinmese de aklına da yatar. Hemen maaşını çeker, öğle namazını kılmak için Yeni Camiine gider. Çıkışta kendisini elinde 7 milyon TL(şimdinin yedi lirası) olan biri karşılar:
-Beyefendi Allah kabul etsin.
-Ecmain.
-Bu parayı siz düşürdünüz
-Benim değil.
-Siz az önce namazdan çıkmadınız mı? Hatta minberin yanında kıldınız. Ben sizi gördüm.
Bizim memur elini cebine atar. Yine “benim değil” der. İyilik meleği memura parayı vermede kararlıdır. ”Cüzdanınızdan düştü, arka cebinize bakın.” deyince memur bir eliyle cüzdanını cebinden çıkarırken “İnsanlık ölmemiş, ne iyi insanlar var, adam iyilik yapmak için çaba sarf ediyor. Bu insanlar oldukça Türkiye’nin sırtı yere gelmez” diye düşünür. Cüzdanını açar, yeni çektiği maaşına bakarken adam “getir sayalım, senden düştüğünü göreceksin” diyerek cüzdanı alır. El çabukluğuyla parayı sayar. Sonra “bu para senin, al paranı” diyerek cüzdanı ve 7 TL’yi uzatır. Yapılan iyilik karşısında farklı bir haleti ruhiyeyi taşıyan memur teşekkür ederek oradan ayrılır. Tamir olması için bıraktığı gözlükçüye gider. Orada otururken ”Sakın bu iyilik meleği dolandırıcı olmasın” der demez. Parasını sayar. Parasından 120 milyon  TL eksiktir.
-Sadece 120 milyon mu almış? Niye fazla almamış?
-Çünkü bir kurban bedeli 2000’li yıllarda o kadardı.
-Bu tiplere tırnakçı denir, adam bilmiyor muymuş?
-Öğrenmiş böylece.
-Bu adam da amma safmış be! Tanıyor musun?
-Evet tanıyorum.
-Kim?
-Başka kim olabilir ki? Sen sen ol, her şeyden tasarruf yap ama asla ibadetten tasarruf yapma .
-Son sözün?
- İbadetlerimizin özellikle kurbanlarımızın Allah'a yaklaştırması ve akan kanların sona ermesine vesile olması temennisi ve tasarruflarımızın ibadet dışında olması dileklerimle...

Kurbanınız mübarek ola. Nice bayramlara. 20/09/2015

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder