27 Mayıs 2023 Cumartesi

Rekabette Centilmenlik

Hayat her insan için bir mücadeledir. 

Her mücadelede başarı ve başarısızlık vardır. 

Bir işte veya alanda birden fazla talipli varsa, orada rekabetin olması da doğaldır.

Rekabet eşit şartlarda yapılır.

Rekabetin olduğu yerde çekişme vardır. 

Rakibe galip gelme vardır. 

Her rekabette centilmenlik vardır.

Rekabetlerde istenen tatlı rekabettir.

Rekabetten önce rakibe başarı dilenir. 

İyi olanın kazanması temenni edilir.

Yarışa başlanırken her türlü sonuç göz önünde bulundurulur.

Kazanmak için mücadele edilir ama bu uğurda her yol mubah görülmez.

Orantısız güç kullanılmaz.

Kazanmak için rüşvet verilmez.

Rakibe belden aşağı vurulmaz.

Rakip yerden yere vurulmaz. 

Rakip kötülenmez.

Namertliğe müracaat edilmez. 

Yalana, dolana, algıya, iftira ve hileye başvurulmaz.

Bozuk üslup kullanılmaz.

Hakaret edilmez. Rakibin onuru her şeyin üstünde tutulur.

Doğruluktan ve insani değerlerden uzaklaşılmaz.

Galip gelmeye odaklanmakla beraber mağlup olmayı, yalan ve dolana dayalı galip gelmeye tercih edecek kadar erdem sahibi olmalıdır.

Hazımsız olunmaz.

Her türlü sonuca katlanılır. Kaybedildiği takdirde herhangi bir mazeretin arkasına sığınılmaz, rakip tebrik edilir.

Boş ve Avare Olmanın Göstergeleri

Eğer bir ülkede her bir köşede kahvehane var ve buraların sürekli müdavimleri oluyorsa,

Esnaf çay ocakları esnafa çay vermenin dışında muhabbet etmek için gelenlerle dolup taşıyor, birbirine yakın çoğu çay ocaklarında oturacak yer bulunamıyorsa, sabahtan akşama bir grup kalkıyor diğer grup oturuyorsa,

Her bir köşede ve yan yana kafelerin varlığı ve buraların da sirkülasyonunun çok olduğu gözlerden kaçmıyorsa, 

Park, bahçeler, piknik yerleri, çay bahçeleri dolu ise, 

Ülkenin onca sorunu arasında tüm kanallar akşamın ilk saatlerinden gecenin geç vakitlerine kadar bir seçimden diğer seçime siyasi gündeme dair programlar yapıyorsa, tarafların çoğu ekranların gediklisi ise ve bu tür programların dinleyicisi ve seyircisi varsa,

Televizyonda canlı izleyebileceği bir mitinge katılabilmek için saatler öncesinden miting meydanına giderek saatlerce ayakta bekleniyorsa,

Asıl görevi akademisyenlik ve bilim yolunda öğrenci yetiştirmek, bilimsel çalışmalara katkı sunmak iken her akşam kanallarda boy gösteriliyorsa,

Dükkanda, evde, işyerinde, eş-dost ortamında, yediden yetmişe sabahtan akşama siyaset yapılıyorsa,

Sosyal medya profillerinde sabahtan akşama siyasi paylaşım yapılıyorsa, biri kötüleniyor, diğeri övülüyorsa,

İşinin çok olduğundan dem vurup yetiştiremiyorum bir başıma dedikten sonra şu ev senin, bu ev benim, şu park bizim, şurada şu gün oturalım günleri düzenleniyorsa,

Sabah işi olduğu halde akşam oturmasına kalkıp yatmayı, sabah da kalkmayı bilmiyorsa,

Siyasi saiklerle normal yaşından çok önce emekli olunuyor, geri kalan ömründe bir iki defa daha emekli olunuyorsa, emekli olduktan sonra camiden eve, evden camiye bir hayat yaşanıyorsa, öğle ile ikindi arasını cami önlerindeki banklarda geçiriyorsa, sabahtan akşama öğretmenevi gibi yerlerde sandalye üzerinde çene çalınıyorsa,

Çalıştığı iş kendini yormuyorsa, işe gitmediği takdirde bir iş kaybı olmuyorsa, işe giderken dinlenmeye gidilir gibi gidiliyorsa,

Yapmadığı, yapamadığı bir şey varsa, yapamadığı her ne varsa hepsine bir mazeret ve gerekçe üretiyorsa,

Bilelim ki o toplumun eli boştur. Avaredir. İş insanı değildir. Gezip dolaşmak, oturmak ve çene yormak için yaratılmıştır. Dünyaya, insanlığa, çevresine ve ülkesine verebileceği bir şey yoktur. Ülkenin sırtında bir kamburdur. Ne dünyanın ona verebileceği bir şey vardır ne de onun dünyaya.

26 Mayıs 2023 Cuma

Bayılıyorum Şu Bilime...

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz, "koronavirüs geçirenlerde de aşı olanlarda da bir süre sonra bağışıklığın azaldığı ve her iki gruba da hatırlatma dozu adı verilen üçüncü doz aşılamaların yapılması gerektiği konusunda bilim dünyasının uzlaşmaya vardığını" söylemiş.

Yavuz, "CoronaVac aşısı için de üçüncü doz muhtemelen 6 ay sonra gerekecek. Ancak bunu verilerle ortaya koyabilmemiz gerekiyor. CoronaVac Faz- 3 çalışmasına katılan gruplarda, iki doz aşılamanın üzerinden 6 ay geçtiği için, bu kişilere üçüncü doz olarak BioNTech veya üçüncü doz olarak CoronaVac ile aşılama yaparsak nasıl bir bağışıklık elde edeceğiz, buna dair çalışma yapmak istiyoruz" demiş.

Hasılı bilim dünyası böyle karar vermiş.

İki doz aşıdan sonra üçüncüsü, hatta 4. 5. 6.  doz gerekiyorsa, bize aşı olmak düşer.

Yok, üzerinizde daha detaylı çalışmak istiyoruz derlerse, buna da eyvallah.

Çünkü bilim dendi mi akan sular durur.

Hele bir de bilim dünyası uzlaşmaya vardıysa, bunun karşısında kim durabilir.

Hasılı bu naçiz vücudumuz onlara emanet.

Üzerimizde bilim adına her şeyi deneyebilirler.

Hem böylece üretilmiş aşılar da tüketilmiş ve boşa gitmemiş olur.

Vatandaş olarak  biz de bilim adına bir şey yapamıyorsak da emeğe saygı anlamında bilime bu şekil bir desteğimiz olmuş olur.

Bilim adamlarının yaptığı katkının yanında bizim bu desteğimizin esamesi okunmaz ama gönüllü kobay olmak da tabana atılmamalı.

Düşünün bir kere eli mahkum biz gönüllüler olmasaydı, bu aşılar için bunca gönüllü fareyi nereden bulacaklardı.

Aşıların yan etkisi olurmuş. Hiç önemli değil. Bilim uğruna, nice canlar feda olsun. Yan etkisiyle yaşamak, sonrasında bazı hastalıklara duçar olmak, sıtmaya razı edilmek ölmekten iyidir.

Adına işim dedikleri böyle deneme yanılma yoluyla aşıların yan etkilerine de çözüm bulurlar. Bu vesileyle bilim gelişmiş olur. 26.05.2021