“Nasılsanız, öyle idare olunursunuz”
cümlesi halk arasında sıkça dile getirilen ve hadis diye ifade edilen bir söz.
Bu söz hadis mi değil mi, bunu üzerinde durmak istiyorum: Bu “söz ana hadis
kitaplarında (Kütübü Sitte denen altı hadis kitabında ve Kütübü Tis’a denen
ilave üç hadis kitabında) yer almamakta, tali derecedeki hadis kaynaklarında1
geçmektedir.
“Şevkâni Fevâidu’l-Mecmûa adlı
eserinde bu rivayetin senedinde hadis uyduran biri olduğunu ve ayrıca senette
kopukluk olduğunu belirterek rivayetin zayıflığına işaret
etmiştir. (Şevkani, Fevâidu’l-Mecmûa, s. 210, hadis no: 624)”
“Son dönem hadis âlimlerinden Nâsıruddîn
el-Albâni bu hadisin senet açısından “zayıf” olduğunu belirttikten sonra
şu açıklamaları yapmıştır”:
“Bu hadisi Deylemi, İbn Cemi ve Kadai
“merfû”2 olarak zikrederlerken Beyhakî ise bu hadisi “mürsel”3
olarak kabul etmiş ve hadisin ravilerinden biri olan Yahya b. Hişâm’ın hadis
uyduran kişiler arasında olduğunu zikretmiştir. İbn Tâhir, İbn Hacer de hadisi
Mübarek b. Fudâle’den rivayet eden kişinin “meçhul”4 olduğunu
söylemiştir.”
“Albânî bu açıklamalardan sonra kendisi bu
hadisin mana açısından da sahih olmadığını belirterek şunları söylemiştir”:
“Zaten vakıa da bunu yalanlamaktadır. Halk
aynı halk olduğu halde, yani hiç değişmedikleri halde bazen iyi
yöneticiler bazen de kötü yöneticiler başa geçebilmektedir.” (Bkz:
Albâni, Silsiletü Ehâdîsi’d-Daîfe ve’l-Mevdûa, c: 1, 320, s. 491-492)
Albânî’nin bu tespiti bizce de oldukça
makuldür.
Sonuç olarak bu bilgiler ışığında hadise
baktığımızda hadisin hem senet hem de metin açısından zayıf olduğu
anlaşılmaktadır”. (fetva.net)
Fetva.net sitesinden alıntıladığım bu
sözle ilgili bilgileri özetlersek;
-Halk arasında hadis diye bilinen bu söz
meşhur ve ana hadis kitaplarında geçmiyor.
-Sözün kaynağıyla ilgili merfu, mürsel ve
meçhul denmesi sebebiyle hadisin hem senet hem de metin yönünden zayıf kabul
edilmektedir.
-Hadisi sahih kabul etsek bile Albani’nin
işaret ettiği gibi “halk aynı halk olmasına rağmen bazen iyi bazen de kötü
idarecilerin yönetime geldiği” yönündeki tespitini de yabana atmamak gerek.
Zayıf hadisle amel edilse de inkarı küfrü
gerektirmez.
Yıllardır her ortamda söylene söylene
iyice belleğimize yerleşen bu söz, içerdiği anlam itibariyle kamuoyu tarafından
doğruluğu kabul edilse de anlamı üzerinde biraz kafa yormak isterim. Bunu da
diğer yazımızda ele alalım.
1.Rivayetin geçtiği yerler için bkz:
Aclûni, Keşfu’l-Hafâ, c: 2, s. 126-127, hadis no: 1997;
Münâvî, Feyzu’l-Kadîr, c: 5, s. 47, hadis no: 6407;
Albâni, Silsiletü Ehâdîsi’d-Daîfe ve’l-Mevdûa, c: 1, 320, s. 491
2.Merfu: Senedi Resûlullâh’a dayandırılan
rivayet.
3.Mürsel: Tabîinden birinin sahabeyi zikretmeksizin
doğrudan doğruya Resûlullâh’ın adını anarak rivayet ettiği hadis.
4.Meçhul: Hadis literatüründe,
hadisle fazla meşgul olmadığı için muhaddisler arasında bilinmeyen kimse.
*15/07/2022 tarihinde Barbaros Ulu adıyla Anadolu'da Bugün gazetesinde yayımlanmıştır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder