Size, hayata yeniden başlasanız, hangi
dine girersiniz dense, Müslüman olun, hayatınıza Müslüman olarak devam edin
derim. Çünkü herhangi bir bedel ödemeden Müslümanlığı yaşamak daha kolay.
Buyurun birlikte bir bakalım:
* Allah'ın varlığını ve birliğini, Hz. Muhammed'in
peygamberliğini kabul ettikten sonra dinin hiçbir gereğini yerine getirmeden
cennete gireceğiniz garantisi verilmiş. Günahınız varsa şefaat umudunuz var. Bu
da olmazsa cehennemde biraz yandıktan sonra nasılsa cennete gideceksiniz. Çünkü
Müslümanlardan başka hiçbir inanç sahibi cennete giremeyeceğine göre cennete
girme şansınız yüksektir.
* Müslümanlık adına yapacağınız belli
ritüeller var. Bunlar: Günde beş vakit namaz, yılda bir ay oruç, zengin iseniz
yüzde 2,5 zekât ve kotaya takılmazsanız, ömürde bir defa hac, gitmek isterseniz
umre. Haftada bir cuma, senede iki defa bayram namazı. Bunları yerine
getirdiniz mi, sizden iyisi yok. Çünkü dört dörtlük Müslümansınız.
* Cuma, bayram ve kandil mesajları
gönderirsiniz. Teknoloji ile birlikte bunu yapmak da çok kolaylaştı. Bir
mesajı aynı anda tüm kayıtlı telefonlara gönderebiliyorsunuz. Üstelik hiç
maliyeti de yok. Gönderirken de mesaj yazmanıza gerek yok. Resim formatında
hazırlanmışları var. Siz sadece göndereceksiniz. Sonrasını mesajı alanlar
düşünsün.
* Dini yaşamadan dinin muhabbetini
yapabilir, dürüst olmadan dürüst geçinebilir, hamaset ve sloganla yaşar,
Allah’ı, dini ve değerlerini hiç ağzınızdan düşürmez, Müslümanlığı da kimseye bırakmazsınız.
*Bir şey üretemedim diye asla
üzülmeyeceksiniz. Bunun için kendinizi hiç sorgulamayacaksınız. Çünkü olup
bitenlerden ve başa gelenlerden dolayı hep başkası kötüdür. Tüm kötülüklerin
anası başkasıdır. Bu bazen dış güçler olur, bazen muhalefet olur. Bu da bize
İslam tarihinden tevarüs etmiştir. Çünkü İslam tarihindeki her menfi olayın
arkasında Abdullah b. Sebe’nin parmağı vardır. Geri kalmamızın sebebi bile dış
güçlerdir. Onlar bizi hiç çekemezler. Sanki bizimle mücadele için
yaratılmışlar. Bu yüzden kendimizi suçlamaya gerek yok ve Müslümanlar sütten
çıkmış birer ak kaşıktır. Bu durumda yapacağınız tek şey, başkasının
ürettiğini pazarlayıp alacaksınız. Onlar icat edecek, üretecek, siz bunların
satışını yapıp kullanacaksınız. Yani başkasının pazarı olacaksınız.
*Daima geçmişinizle övüneceksiniz. Asla
günümüze gelmeyeceksiniz. Bizim ecdadımız şunu, bunu yaptı. Onlar bizden görüp
aldı deyip duracaksınız. Biz kimseye zulmetmedik, kimseyi sömürmedik, adalet
dağıttık diyeceksiniz. Günümüzde durumumuz ne, biz niye böyleyiz
demeyeceksiniz. Makus talihimizi yenmek için rahatınızdan hiç ödün
vermeyeceksiniz.
*Yaşamak için kutuplaşacak ya da
kutuplaştırılacaksınız. Algılarla yaşayacaksınız. Hiç doğrunun peşinde
olmayacaksınız. Mücadele edebilmeniz için birilerini rakip ya da düşman
belleyeceksiniz. Yanınızdan ayırmadığınız iki silahınız olacak. Bunlar savunma
ve saldırı. Rakibinize karşı gardınızı alıp onunla mücadele için her yolu mubah
göreceksiniz.
*Zayıfken nazik, kibar ve alttan alan biri
olacaksınız, güçlendiğiniz zaman ağzınızı bozacaksınız. Bunu da herkese
anladığı dilden konuşacaksın diyeceksiniz.
*Asla eleştiriye gelmeyecek, eleştiri
yapmaya kalkanlara da prim vermeyeceksiniz.
*En büyük ideal ve hedefiniz bir makama
geldiğiniz zaman top atsalar dahi sizi oradan kimse kaldıramayacak.
*Başkasını hep ayıplayacak, aynı ayıpla
müşerref olduğunuz zaman aynı şey değil deyip duracaksınız ve siz de geçmişte
şunu yapmıştınız diyeceksiniz.
*Olur ya işler istediğiniz gibi gitmezse
veya olumsuz bir durumla karşılaştığınız zaman bunda bizim payımız var mı
demeyeceksiniz ve takdiri ilahi böyle diyeceksiniz…
Örnekleri çoğaltabiliriz ama gerek yok.
Çünkü gördüğünüz gibi bu dini yaşamak çok kolay.
*10/06/2022 tarihinde Anadolu'da Bugün gazetesinde Barbaros ULU adıyla yayımlanmıştır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder