Aracıma vurup gittikten sonra ne kadar hasar verdiğini görememenden dolayı seni ayıplamıyorum. Çünkü tabana kuvvet kaçarken sanat güneşi eserini doğal olarak tam inceleyemezsin. Beni üzen inşallah kaçıp giderken bir başka yere veya başka bir araca daha vurmamışsındır. Şayet aracına boya ve kaporta masrafı açmışsan, bil ki üzülürüm. Çünkü bu hayat pahalılığında bir de böyle masraf açmana yürek dayanmaz.
Benim aracıma imzanı attığından dolayı sakın kendini sorumlu tutma. Üzülürüm yoksa. Çünkü suç sende değil, senin gibi kazmanın geçeceği yola arabayı park eden bendedir suç. Kaporta ve boyacıya yapacağım masraf da seni üzmesin. Bir defa bu senin meselen değil. Bırak da bunu oraya arabayı park eden ve senin gibi sürücülerin olduğunu bildiği halde trafiğe çıkanlar düşünsün. Bırak ne halleri varsa görsünler ne kadar masraf ederlerse etsinler, sanayide vakit geçireceklermiş geçirsinler. Sen kendinden bir şey çıkmadığına bak ve gerisini merak etme. Bu adam ve niceleri sizin gibiler yüzünden az mı kaporta yaptırdı bugüne kadar. Para dersen gani zaten. Saçacak yer arıyoruz.
Sana tavsiyem, vurup kaçma işini meslek haline getirmen. Sakın ola ki durup tutanak tutmaya ve aracın sahibini aramaya kalkma. Ki böyle yapanlar az da olsa var aramızda. Hele bir kağıda arabana ben vurdum. Lütfen ara diye not bırakanlar var. Bunlara tek kelimeyle salak diyorum. Güya vicdanları ve insanlıkları müsaade etmezmiş. Temennim, bu az sayıdaki kelaynak kuşlarının da sizin familyanıza katılmaları.
Size bir başka tavsiyem, bu işi yani arabaya vurup kaçma işini paraya tahvil etmeniz. Tek yapacağınız, kaporta ve boyacılarla anlaşma yapmanız. Diyeceksiniz ki biz vurup kaçacağız. Onlar size gelecekler. Onlardan aldığınız paranız bir kısmını bize vermeniz. Bundan iki taraf kazançlı çıkar. Hazır müşteriyi hangi kaportacı istemez. Haydi göreyim sizi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder