Kamuda çalışan makam şoförleri vardır. Dıştan görünüşlerine göre -davulun sesi uzaktan gür gelir misali- rahat bir kesim olarak görünürler.
Hiç bir şey göründüğü gibi olmayabilir. İçi onları dışı da sizi yakar. Çevrenizde bir makam şoförü varsa durumlarının hiç de göründüğü gibi olmadığını görürsünüz. Bir dokunur, bin âh işitirsiniz. Peki bu kesimin işleri neden zor? Şimdi bunu irdeleyelim:
1.Bunlar özel şofördür ama kendilerine ait özel hayatları yoktur. Çünkü yaşantıları amirlerin durumuna bağlıdır.
2.Mesaileri yoktur. Normal mesaileri diğer memurlara göre 1 saat önce başlar. 1 saat sonra sona erer. Protokol gereği amir bir yere katılacaksa (ki katılır, çünkü kambersiz düğün maalesef olmuyor) hafta içi, hafta sonu, öğle arası farketmiyor. Hepsinde şoför iş başındadır. Amirini evinden alacak, gideceği yere götürecek ve sonra evine bırakacak. Makam aracı, belirlenen yere park edilecek, sonra vakit kalırsa bu mübarekler evlerine gidecekler. Bir de amirin evi hanyada, iş yeri de Konya'da ise yandı demektir bu kesim. Hele bir de amir işkolik birisi olur da mesai dışında geç vakitlere kadar çalışıyorsa, bir de bu adamların özel hayatı olmalı empatisi yapmayan birisi ise yapılacak tek şey var: Oturup ağlamak...
3.Amirleri eşlerinin göstermediği ilgi, alaka ve saygıyı beklerler bu kesimden . Zamanında alıp zamanında bırakacaksın. İnerken ve binerken arka sağ koltuğu açacaksın. Amirin gelirken ayakta, hazır ol vaziyetinde bekleyeceksin. Ceketin önü iliklenecek. Kıyafet serbestliği geldiğinde bu serbestlik yine bunlara uğramayacak.
4.Amirin yanında telefonun çalmayacak. Telefonun sessiz de olacak. Arayana cevap vermeyeceksin.
5.Yıllık iznini bile amirin olmadığı zamanlarda kullanacaksın.
6.Tek amirleri yoktur. Hanımı, çocukları da amiridir. Onları da bir yerden bir başka yere bırakma görevleri arasındadır.
7.Arabanın bakımı, tamiri, yıkanması ve silinmesi, yazlık ve kışlık lastiklerin değiştirilmesi vb. işler yine görevleri arasındadır.
8.Kamu adına değil de amirin adına çalışırlar. Her türlü özel işine gitmek ve gelmek gerekir. Maça mı gidecek; bilet alacak, il dışına mı gidecek; bileti alınacak...
Şoförlerin yaptıklarını çoğaltabiliriz.Bu garibanlar sanki devlet memuru değil de
amirlerinin emir erleridir. Amirlerine göre bu kesim " Ne iş yapıyor ki, oturup duruyor." Mesai yazıyorlar denirse maalesef bir çoğu mesai de almıyor. Çünkü "ne iş yapıyorlar ki mesai alsınlar"
amirlerinin emir erleridir. Amirlerine göre bu kesim " Ne iş yapıyor ki, oturup duruyor." Mesai yazıyorlar denirse maalesef bir çoğu mesai de almıyor. Çünkü "ne iş yapıyorlar ki mesai alsınlar"
Bir kısmını bahsettiğim bu kesimin çilesi saymakla bitmez. Ama seslerini duyurabildiklerini sanmıyorum. Doğrusu her makam sahibine bir araç, bir şoför, bir de koruma neyin nesi anlamadım gitti. Başka bir ülkede bizdeki kadar makam aracı ve şoförü var mı bilmiyorum ama sanmam bizdeki kadar olacağını.
Bazı kurumlar vardır ki araç mutlaka olmalı. Fakat araç kurumda durmalı. Amir mesai saatleri içerisinde kurum ziyareti, iş takibi vb durumlarda kullanılmalı. Amir evinden taşınıp bırakılmamalı. Çünkü bir çok amirin zamanla yarışma gibi bir durumu yok, can tehlikesi diye bir tehlikesi söz konusu değildir. O zaman bu araçlar da neyin nesi? Bu konuda biraz düşünmek lazım. 03/11/2015
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder