Vakıf fetvasını
beğendiniz ise bir de promosyon fetvasına bakalım. Bir bilen ya. Yine
sormuşlar: Promosyon hakkında ne dersin diye. Demiş ki "Promosyonu,
kişinin çalıştığı iş yerinin bankası veriyorsa, bu promosyon iş yerinin kendisine
verdiği ilave zam sayılır ve caizdir. Şayet çalıştığı iş yerinin bankası yoksa alınacak
bu promosyon caiz değildir”.
Vakıf fetvasından sonra böyle
bir fetva daha hoş. Başkası da beklenmezdi zaten. Siz siz olun. İleride promosyon
almak isterseniz, bankası olan bir firmada çalışmayı tercih edin. Bu tercihi yapmazsanız,
promosyon yüzü göremezsiniz. Avucunuzu yalarsınız. Çünkü zatı muhtereme göre caiz
değil. O yüzden iş başvurusunda bulunurken bankanız var mı diye sormayı ihmal etmeyin.
Fetvalarına devam edelim.
Kur garantili mevduat konusunda hazinenin verdiği döviz farkını da caiz bulan ekibin
içerinde olduğunu söylesem, yine şaşırmazsınız.
Eskiden kocanın eşini, kayıt
kürek ve şahit olmadan üç talakla boşamasını bain talak (dönüşü olmayan boşanma)
sayarken mahkemelerin verdiği boşanmayı tek talak sayar, karı ve kocanın evliliği
iki talakla devam eder derdi. Şimdi aynı görüşte mi bilmiyorum. Umarım değiştirmiştir.
İnşallah vakfiye fetvasında olduğu gibi ilk ve son görüşüm budur, bu da asla değişmez
demez.
Son olarak da başlığa koyduğum
faiz karşıtlığı fetvasına gelelim. Akademisyenmiş muhterem. Kendisi gibi nice fıkıhçılar
ve öğrenciler yetiştirmiştir.
Gel zaman git zaman yaş gelir
67’ye. Mecburi emekli edilir.
Öğrencilerini çok seviyor
ama kanun böyle.
Ne yapalım ne edelim derken
kendisi gibi tekaüde ayrılmış emekli öğretim üyeleri için bir formül bulunur. Yüksek
lisans ve doktora öğrencilerine danışmanlık görevi. Karşılığında da ek ders alacaklar.
Gerçi kendisi için ek ders önemli değil ama veriyorlarsa niye almasın.
Danışmanı olduğu öğrenciler
bulunduğu şehrin dışında imiş. Hoca-öğrenci ilişkisi de olmamış. Yaptıkları bu yorucu
danışmanlığın ardından her ay sonu kendilerine ek ders tahakkuk ettirilmiş. Bu şekil
danışmanlık kaç yıl devam etti bilinmez.
Üniversitenin dikkatini çeker
bu ödeme. Derler ki bir yönetmelik değişikliği yapalım. Emekli öğretim görevlileri
doktora ve yüksek lisans öğrencilerine danışmanlık yapamasın.
Bu değişiklik yapılır ve
bu emekli ulema danışmanlık yapamaz. Haliyle ek dersten de mahrum kalırlar.
Bu haksızlık deseler de köşelerine
çekilmezler, istenmediğimiz yerde durmayız demezler. Soluğu mahkemede alırlar. Üniversitenin
çıkardığı yönetmeliği iptal ettirirler. Şükür ki mağduriyetleri sona erer.
Mahkeme ne zaman sonuçlandı?
Mahkeme bu iptal kararını verinceye kadar kaç yıl geçti bilinmez. Yani ben bilmiyorum.
Zatı muhterem, mahkeme sonucunu
alarak üniversiteye damlar. Bir kağıt bir de kalem alır. “Şu tarihten itibaren yönetmelik
değişikliği yapılarak ödenmeyen ek ders ücretlerimin YASAL FAİZiyle birlikte ödenmesi...”
şeklinde bir dilekçe yazar. Yapmadığı danışmanlık ücreti kendisine ve diğerlerine
yasal faiziyle birlikte ödenir.
Mahkeme kendilerini haklı
bulduğu için kaldıkları yerden, görmedikleri öğrencilere danışmanlık hizmeti vermeye
devam ediyorlar. Ücretlerini de gecikmeksizin aldıkları için yasal faiz olmadan
alıyorlar. Gördünüz hizmet aşkını. Beşikten mezara ilim dedikleri bu olsa gerek.
Emekli olduktan sonra ek
ders karşılığı danışmanlık yapmaları, danışmanlıklarını yaptıkları öğrencilerini
görmeden danışmanlık yapmaları, bunun karşılığında ücret almaları, yönetmelik değişikliğiyle
danışmanlıkları sona erdikten sonra mahkeme sonrası yapmadıkları danışmanlığın ücretini
istemeleri tek kelimeyle ayıp. Daha da ayıbı, mahkemeyi kazandıktan sonra YASAL
FAİZ dilekçesi vermeleri. Zaten dilekçelerine yasal faiz yazmasalar bile ücretleri
yasal faiz üzerinden hesaplanırdı.
Burada adamların hakkı,
yasal faizi talep etmeleri normal diyebilirsiniz. Bu kişiler dini hassasiyeti yüksek,
faiz konusunda suyu üfleyerek içen kişiler olunca, haliyle böyle talep garip karşılanır.
Üniversitenin yasal faiziyle ödeme yapması başka. Bunların yasal faiz dilekçesi
başkadır.
Ha üniversitenin bankası var da üniversite o bankadan bu yasal faizi veriyorsa, o zaman bu para zaten bunlara göre zaten faiz olmaz, olsa olsa hibe olur ya da çalıştığı kurumun bankası olduğu için kendilerine üniversitenin ilave zammı olur. Üniversitenin bankası olup olmadığını bilmediğim için bu konuda bir şey diyemiyorum. Diyeceğim tek şey, afiyet olsun hocalarım.