Hadise adında bir sanatçımız var. Belçika doğumlu bir Sivaslı bir ailenin kızı imiş.
Nasıl müzik söyler bilmem. Merak edip hiç dinlemedim. Zira müziğinden ziyade giyim ve kuşamını gördüm. Farklı bir giyim stili var. Daha açık söylersem, kendi bilir ama çok açık giyinen biri. Sanatından ziyade giyim ve kuşamıyla dikkat çekmesinden dolayı pek tasvip ettiğim söylenemez.
Ben tasvip etmesem de Belçika ve Türkiye'de müzik alanında meşhurmuş.
Bir ara sanal alemde gezinirken ünlüler yılbaşı sahne rakamını açıkladılar diye bir haber önüme düşmüştü de bu işin piyasası neymiş diye merak edip sayfayı tıkladığımda, sanatçıların yılbaşı sahne fiyatları da bana çok uçuk gelmişti. İçlerinde en uçuk rakam da Hadise'ye ait idi.
Kimin nerede sahne alacağı, konser biletlerinin kaç para olduğu, sahne alan sanatçının kaç para aldığı hiç umurumda değil. Kimin ne kadar kazandığı ne kadar parası olduğu da. Hadise de nerede sahne alacak, sahne başına ne kadar kazanıyor, ne kadar gelir ve mülkü var, bunlar da ilgi alanıma girmez.
Bu konuyu daha doğrusu Hadise'yi konu edinmemin sebebi, yine sayfaları karıştırırken Hadise ile ilgili bir bilginin önüme düşmesi. Milliyet gazetesinin yer verdiği habere göre Hadise, "Ben saçımı boyatmak için Belçika'ya uçuyorum. Çünkü 17 yaşından beri benim saçlarımı boyayan en yakın arkadaşım Sevda. Onun dışında kimseye boyatmıyorum. Saçımı boyatmak için dünyanın öbür ucuna uçarım" dedi açıklamasına yer vermiş.
Bu haberi okuyunca, vay be, biz evimizin yakınındaki kuaför ve berbere giderken üşenirken Hadise uçağa atlayıp saç boyatmaya gidiyor.
Türkiye ile Belçika arasını merak edenler için söyleyeyim: 3300 km imiş. Gerçi bırakalım 3000 km'yi, kuaförü dünyanın öbür ucunda da olsa oraya da giderim açıklaması kararlılığını gösteriyor. Bu kararlıkta olan biri için mesafenin, yol meşakkatinin ve uçak masrafının bir anlamı olmasa gerek.
Gazete haberini dönüp dönüp okudum. Acaba satır aralarında "Ailem Belçika'da. Fırsat buldukça ailemin ve tanıdıklarımın ziyaretine giderim. Gittiğim zaman bu vesileyle kuaförüme de gider, saçlarımı boyatırım" şeklinde bir açıklama bulabilir miyim diye. Maalesef göremedim.
Kimin kazancını nereye, nasıl harcadığı da beni ilgilendirmez ama bu şekil para saçma, "Hay'dan gelen huya gider" sözünü aklıma getirdi. Her ne kadar bu söz "Allah'ın verdikleri yine Allah'a dönecektir" anlamına gelse de bu söz halk arasında, "Çabasız kazanılanların kolayca elden çıkabileceği" anlamında kullanılır.
Hadise ve diğer sanatçıların çabasız para kazandığı iddiasında değilim. Çoğu sesiyle ve endamıyla para kazanıyor. Her ne şekil kazanılırsa kazanılsın, herhalde bu para bu şekilde hoyratça harcanmasa gerek.
Hele ağır bir ekonomik buhrandan geçtiğimiz, çoğu insanın geçim sıkıntısı yaşadığı bu günümüzde, zenginin veya sanatçının uçağa atlayıp yurtdışına kuaföre gitmesi bu ülke adına acı verici. Maalesef bu ülkenin en büyük sıkıntısı sosyal adalet dengesinin olmaması. Zenginimiz çok zengin, fakirimiz de çok fakir. Sonradan görme zenginimiz nereye para savururum yaşantısı içinde iken fakirimiz geçim derdi için nereden kısarım hesabı yapıyor.
Ezcümle, zenginin parası züğürdün ağzını yorar hesabı, Hadise'nin parası senin elini yoruyor diyebilirsiniz. Hadise isterse parasını havaya saçsın. Kazancını istediği yerde istediği şekilde harcasın. Ama o kadar ihtiyaç sahibinin yaşadığı bu ülkede Hadise de para harcarken, Belçika'ya saç boyatmak için uçarken basına düşmeyecek şekilde bunu yapmalı. En azından bu ülkede bu kadar fakir var. Dikkat çekmemeliyim. Bu işimi dikkat çekmeyecek şekilde gizli yapmalıyım hassasiyetini gösterebilir. Gördüğüm kadarıyla böyle bir hassasiyeti ara ki bulasın.
Merhabalar.
YanıtlaSilBöyle fenomen sanatçılar kameradan kaçamazlar. Magazin haberciler gece gündüz bunların peşinde. Ben olsam asla kimseye duyurmadan haber vermeden gider gelirim. Ama bazıları özellikle bu tür işlerin haber olmasını istiyorlar ve özellikle tarih ve zaman açıklaması yapıp, gazetecileri peşinden koşturuyorlar. Böyle işleri sessiz soluksuz yapanlar da vardır mutlaka. Kendileri zararlı çıkarlar. Devlet böyle para harcayanların gelirini giderini takibe alıyor.
Hassasiyet konusuna gelince, vay hocam vay, adamlar reklam peşinde, ünlü olma peşinde, hassasiyete sıra gelir mi? Gelmez! Boş verin kazandıkları gibi harcasınlar. Bir gün gelecek, yiyecek ekmek bulamayıp dilenecekler. Ben rahmetli sinema sanatçısı Turgut Özatay'ın resimli albüm çıkarıp, albümle dilendiğini çok iyi biliyorum.
Selam ve saygılarımla.
Sanırım Hadise de haber olmayı, parayı nasıl harcadığının herkes tarafından bilinmesini isteyenlerden. Kimsenin donunun Turgut Özatay gibi olmasını istemem. Yalnız sahne fiyatları çok uçuk kaçık. Hiç normal değil. Sahneye çıkaran çıkarıyor. Bilet alan alıyor. İnan yazık.
YanıtlaSil