Ev küçük diye kayınpederin kızının aklına uyarak bir ara oturduğum evden çıkıp kiraya taşınmaya karar verdim.
Birkaç eve baktık. İçimize sinmedi.
Bir evi beğendik. Dubleks idi. Hem soğuk olur hem kışın evi ısıtamayız hem temizliği zor olur hem de merdivenden in, çık zor olur diye vazgeçtik.
Öğretmen ama gayri resmi emlakçılık yapan biri "Şu daireye bakın" diye mesaj göndermiş. Bir oğlan ve annesiyle birlikte eve bakmaya gittik. Oğlanla annesi evi beğendi. Tutalım dediler. Ciddi misiniz? Bol merdivenli diye dubleks evi tutmadık. Burası tripleks. Daha çok merdiven var. Benim için bol merdivenli ev problem değil. Yağmurlu havalarda dışarıda yürüyüş yapma imkanı olmazsa bu üç katın merdiveninde günlük yürüyüşümü tamamlarım. Benim için aliyyülala olur. Bu işin evi ısıtamama ve temizlik problemi olur. Temizlikten bıktım, yetişemiyorum. Temizlikçi çağıracağım demeyin. Yarın bana merdivenden in çık, ayaklarımıza kara sular indi. Ah ayağım, vah kaderim, çıkalım buradan demeyin. Geniş bir ev alıncaya kadar burada oturacağız. İyi düşünün dedim. "Tamam, idare edeceğiz" dendi.
Ev sahibi yurtdışında imiş. Telefonla aradım. Evinizi tutmak istiyorum. Dört, beş sene oturmayı düşünüyorum. Bir yıl sonra ben geleceğim. Yakınım oturacak der misiniz dedim. "Şu anda yurtdışındayız. Yakın zamanda dönmeyi düşünmüyoruz. Oturabilirsiniz" dedi. Evi telefonla tuttum.
Hasılı, Allah'tan bir göz istemiştim. Allah bize verdi üç göz.
2016-2021 arası bu evde oturdum. İki katın koridoruna sensor taktırdım. Aşırı rüzgarlı, soğuk ve yağışlı havalarda bu merdivenlerden inip çıkarak yürüyüşümü yaptım. Sensor olunca her katta lamba tak, söndür derdi yoktu.
Merdivenden dert yananlara hiç kulak asmadım. Hele ayağım ayağım, bıktım şu merdivenlerden diyenlere hiç prim vermedim. Nasıl gaddar biri olduğumu bilesiniz diye bu kısmı da yazmış bulundum.
Beş yılın sonunda döviz patlamadan bir gün önce eski de olsa geniş bir daire alarak kendi evime taşındım.
Niyetim taşınma ve tripleks evde oturmayı anlatmak değildi. Ama gördüğünüz gibi tripleks eve girip çıkamadım. Bu arada kimin nerede olduğunu öğrenmek ve haberleşmek için cep telefonuyla birbirimizi aradığımızı da söyleyip neler çektiğimi anlaşılsın, sonra sadede geleyim.
Bu tripleks eve taşındığımda, aynı villalardan birinde kiracı olarak oturan iki Suriyeli kardeş, daha önce haber vererek, ellerine tatlı paketi almışlar, evime ziyarete geldiler. “Siz herhalde hayırlı olsun diyorsunuz” diyerek tatlıyı uzatmışlardı. Bu iki Suriyeli kardeşle ilgili yazımı da bir başka yazımda ele alayım.