1 Ocak 2026 Perşembe

Yeni Yıl

Yeni yıl;

Kurtarıcılardan,

Sureti haktan görünenlerden,

Yalandan, dolandan,

Günü kurtarmaktan,

Pansuman tedbirlerden,

Halının altına süpürdüğümüz pisliklerden,

Her türlü algılardan,

Gerekçe ve bahanelerden,

Her türlü dert ve problemden,

Her türlü slogan ve hamasetten,

“U” dönüşünden ve bol zikzaktan,

Demagogluktan,

İnandığı değerleri emellerine alet edenden,

Olduğu gibi görünmeyenden ve göründüğü gibi olmayandan,

Alın terletmeden ve hak etmeden kazanandan... 

Kurtulduğumuz yıl olsun.

Bu yıl;

Her türlü sorunun geride kaldığı,

Herkese hakkının verildiği,

Kimsenin kollanmadığı,

Güçsüzüm güçlüye karşı korunduğu,

Herkesin insanca yaşadığı,

Kendisine değer verildiği,

Herkesin kendisini değerli hissettiği,

Hak ve adaletin yerini bulduğu,

Kimsenin yaptığının yanına kâr kalmadığı,

Kimsenin namerde muhtaç olmadığı,

Herkesin evine ekmek götürebildiği,

Kutuplaşmanın olmadığı ve bundan kimsenin beslenmediği,

Herkesin birbirine empati yaptığı,

Enflasyonun düştüğü, 

Hayat pahalılığının olmadığı,

Piyasanın oturduğu, 

Herkesin yarınlara güvenle bakabileceği, 

Yağışı ve karı bol, susuzluğun kapıda olmadığı,

İndanlsrın gerçekleri görebildiği... 

Bir yıl olur.

31 Aralık 2025 Çarşamba

Pişmanlığa Veda Yılı

İnsanın önüne fırsatlar çıkar. Fırsatları değerlendirenlerin önü açıktır.

Fırsatları değerlendirmeyenlerin dünü pişmanlıktır.

Bugünden bakıp dününü pişmanlık olarak görenler, bugünü fırsat bilip değerlendirmezse, yarın olduğunda, dün olan bugünün de pişmanlık olduğunu göreceklerdir.

Dünü hep pişmanlıkla geçenlerin yarınları da pişmanlık olmaya gebedir. Böyle kimselere, ömrü pişman olmakla geçecek dense yeridir.

Aslında her pişmanlık bir öz eleştiridir. Kişinin kendisiyle, yaptıklarıyla ve yapmadıklarıyla yüzleşmesidir. Yalnız yüzleşme amasız ve fakatsız yapılmalıdır. Çünkü her ama ve fakat bahane üretmektir. Bu da gerçekle yüzleşmekten kaçınmak demektir.

Değerlendirmediği her gününün pişmanlık olduğunu bildiği halde öz eleştiriye yanaşmayanlar gerçeklerle yüzleşmekten kaçınıyorlar.

Fakat gel gör ki korkunun ecele faydası yok. Kaç kaç kaç... Nereye kadar? Çünkü dün, bugün, yarın, bu yıl, şu yıl derken yıllar bir bir geride kalıyor. Ömürden yıllar gidiyor. Çünkü geçen geçmiştir. Geriye gelmez ve son pişmanlık da fayda vermez.

Kim ki bugün, dün ve dünleri değerlendiremediğine hayıflanır, kendine yeni bir yol haritası çizer ve hiç oyalanmadan ertesi gün devreye sokarsa geleceğini kurtarır.

Hedef ve plan çizmeden, gününü gün edenler ne yediklerinden zevk alır ne de içtiklerinden. Kendilerini oyalayacak bir meşgale bulurlar. Bilsinler ki bu meşgale de pişmanlıktır.

Hayatı pişmanlıkla geçenin zararı sadece kendisine olsa, ne hali varsa görsün. Kendi düşen ağlamaz dersin. Zararı aynı zamanda ailesinedir. Çünkü bu aymazlığın ceremesini ailesi derinden çeker.

Ailesine derin bir iç çektirmek istemeyen, bugünden yarınların planlamasını yapmalıdır.

Hülasa, dünü ve bugünü pişmanlık olanların ömrü pişmanlıkla geçer. Ömür biter, pişmanlık da kendisini bir gölge gibi takip eder.

Her geçirdiği günü pişmanlık olarak hanesine yazanların yüzü gülmez, etrafına da pozitif enerji vermez.

Pişmanlıklara veda etmek isteyenler için belli tarihler dönüm noktası olabilir. Mesela yeni yıla merhaba dediğimiz yılın son gününde o yılın muhasebesini yapabiliriz:

Ne idim ne oldum ne olabilirdim?

Tüm kapasitemi kullandım mı?

Önüme çıkan fırsatları değerlendirebildim mi?

Sebepleri işledim mi?

Yeterince kendimi verebildim mi?

Kısaca kendimden memnun muydum? Kendimi nasıl memnun edebilirim?

2026 yılı pişmanlıkların geride kaldığı, kişinin kendine yeni bir yol haritası çizdiği bir yıl olsun.

Neye Umut Bağlamışım?

2021 Aralık ayının son günü sosyal medyada yazıp paylaştığım yazım önüme düştü. Gözlerimin ışıltısına bakacaksınız dediğime göre Sayın Nebati'nin Hazine ve Maliye Bakanlığı dönemi sonrası olsa gerek. 

Döneminde, tüm dünya faizleri yükseltirken bizim ülkemiz nass gereği faizleri indirmişti. Ekran ekran gezip bol şaklabanlıklar yapmıştı. Verilen görevi hakkıyla yapıp köşesine çekildi. Trakya'da aldığı bol sulak arazi ile büyük bir hazineye kavuştuğu bir ara gündeme geldi. Başka da hatırlayan yok. 

Şu var ki bugünkü yüksek faiz ve dövizin fırlaması, TL'nin iyice değer kaybetmesi onun eseri idi. Gerçi onun bunda suçu yok. O sadece verilen emri yerine getiren emir eri bir figürdü. 

Neyse geçip gitti. Hala ceremesini ise biz çekiyoruz. İzahı olmayan o günlerin mizahı olur demişim. Bakalım ne yazmışım:

"Hazine ve Maliye Bakanlığı sırası yavaş yavaş bana gelecek diyordum.

Sanki yavaştan daha hızlı olacağa benziyor. Bunu, içime doğan umut ışığından biliyorum.

Burada umut kelimesi geçince sakın ola ki ekonomiye umut olacak, yaralarımızı saracak anlaşılmasın.

Eğer böyle yanlış bir anlaşılma söz konusu ise şimdiden özür dilerim.

Burada geçen umut, benim bakan olacağım umududur, size umut olmak değil yani.

Bunu baştan söyleyeyim de sonra ahu figan etmeyelim.

Bakan olur olmaz bu ne yapar diye düşünmenize, bana 300-500 gün kredi vermenize gerek yok.

Gözlerimin içine bakacaksınız. Gözlerimdeki tükenmişliği ve çaresizliği görünce, hepiniz bundan gelecek hayır gelmez olsun. Bu, öncekilere rahmet okutur diyecek ve kötü komşu mal sahibi yapar misali, hepiniz başınızın çaresine bakacaksınız.

Kendi yağınızla kavrulacaksınız.

Siz başınızın çaresine bakarken ben de bakanlığım dışında daha da huzur bulmak için birkaç yönetim kurulu üyeliğine kapağı atmaya çalışacağım.

Bu iyiliğimi de hiç unutmayın". 31.12.2021

Yeni yıl, umut tacirliği yapan kurtarıcılardan kurtulduğumuz yıl olsun.