Ülkede adına hoca denen kişi sayısı çok. Hepsi de çeşit
çeşit, tekdüze değil. Öğretmen, imam, üniversite hocası, bir tarikat şeyhi ya
da bir işi iyi bilen vb. kişilere hoca denir bu ülkede. Bazı bölgelerde
tanımadığı kişilere 'hocam' hitabı da kullanılır. Kimi de sevdiği,
arkasından gittiği kişilere sadece hoca hitabını yeterli görmez. Sonuna ‘efendi’
ilavesi yapar.
Hoca tabiri değişik kişilere söylense de hoca dendiğinde bu
ülkede dini bilen, insanlara dini anlatan ve dini yaşamaya çalışan kişiler akla
gelir. Halkımızın büyük bir çoğunluğu din adamı da denilen bu hocalara
ilgi-alaka gösterir, güvenir, iltifat eder. Kendi iyi olmasa da hoca dediği
kişilerin iyi olması gerektiğini düşünür bizim insanımız.
Bu ülkenin sınavlarından, sorunlarından biri de bu hoca denilen
kişilerdir. İyisi çok iyi, etrafına güven verir; halk nezdinde sözüne
güvenilen, kendisiyle istişare edilen, sözü dinlenen biridir. Bu tipler halkı
kolay kolay kandırmaz. Nasıl bilinirse ömrünü öyle tamamlar. Bir de adına hoca
denilen kişiler vardır ki önce halka güven verir, halkın güvenini kazanır,
sonra gerçek yüzünü gösterir. Kimi ihanet eder, kimi insanları para yönünden
dolandırır, kimi taciz vb yollara tevessül edebiliyor. Halkımız, gerçek yüzünü
gördükten sonra bu tip hocalara, “Bir de hoca olacaksın” şeklinde serzenişini
de dile getirir.
Bu toplum şeytana pabucunu ters giydiren; hoca görünümlü,
sonunda ‘efendi’si olan hocaya da şahit oldu. İhanetlerden ihanet beğendirdi bu
ülkeye. Bu milletin verilmiş sadakası varmış ki bu hoca bozuntusunun oyun
içinde oyunlarını son anda önledi. Biraz pahalıya patladı ama sonunda ülkeyi bu
şer ocağına teslim etmedi. Bizim için bu musibet, bin nasihate bedel oldu.
Gerçek yüzü ortaya çıkan hocanın biri gidiyor, biri geliyor
bu ülkede. Son günlerde sevenleri, sempatizanları ve tabileri tarafından
hocaefendi denilen bir başka hoca ile ilgili operasyonu konuşuyor ülke.
Nebevi tebliğ görevini yaptığını söyleyen, peygamberin
yolundan gittiğini izhar eden ne kadar hoca varsa çoğunun arkasında bağlılar
ordusu var. İşin garibi hiçbirinin para sorunu yok, itibar sorunu yok, insanlara
ulaşma sorunu yok. Hemen hemen hepsinin TV kanalı var. “Haydi ölün” dese, bir
sözüyle ölecek nice bağlıları var. Bu keramet dinden mi kaynaklanıyor, yoksa
hocanın maharetinden mi, çok anlayamadım gitti.
Bir başka hoca daha var ki kendisini mehdi olarak lanse
etmekte. Soyunu ise zaten peygamberin soyuna dayandırıyor. (ne işe yarayacaksa…)
Darwin Teorisini çürütmek için epey bir uğraş verdi, kitaplar yazdı. Kendisinin
ve bağlılarının hiç para sorunu yok. Paranın suyu nereden geliyor bilinmez. Ne
iş yapar onu da bilen yok. TV kanalı var. Haftanın yedi günü kanalının müdavim
ve demirbaşı. Müntesipleri, o bildiğimiz dindar-mütedeyyin kadın giyimine pek
benzemiyor. Neredeyse anadan-üryan açılmış bir şekilde kanalda boy
gösteriyorlar. Ağızlarından inşallah-maşallah pek düşmüyor. (ibadet şekilleri
sanırım) Kedicikleri sayesinde kanalda dans, müzik hiç eksik olmuyor. (Bu da
ibadetleri olabilir)
Ülkemizin sıkıntılı günlerden geçtiği günümüzde bu sosyete
cemaatinin tek gündemi biricik hocaları ve hocalarının ‘Kediciklerim' dediği
kızlar. “Yaptığımıza Allah ne der? Yok ya, millet ne der? Daha neler neler!”
dedikleri falan yok. Bu işler; inşallah ile maşallah ile olmaz, bu
anlattıklarınız ve icra ettikleriniz dine ters diyen olursa yüzleri hiç
kızarmadan cevap bile veriyorlar. Çünkü ne yaptıklarından o kadar eminler ki…
Allah’ım! Sen aklımıza mukayyet ol, senin dinini kendi çıkarları uğruna alet edenlere fırsat verme. Dine meyyal bu milletin duygularıyla kimsenin oynamasına izin verme. Dinini kendi menfaatleri uğruna kullanmayan hocalar ver bize. İnsanımıza da olur-olmaz kişilerin ardından gitmeme basiret ve feraseti ver. 01/02/2018, Ramazan Yüce, Konya
Allah’ım! Sen aklımıza mukayyet ol, senin dinini kendi çıkarları uğruna alet edenlere fırsat verme. Dine meyyal bu milletin duygularıyla kimsenin oynamasına izin verme. Dinini kendi menfaatleri uğruna kullanmayan hocalar ver bize. İnsanımıza da olur-olmaz kişilerin ardından gitmeme basiret ve feraseti ver. 01/02/2018, Ramazan Yüce, Konya
* 03/02/2018 günü Anadolu'da Bugün gazetesinde yayımlanmıştır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder